YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4595
KARAR NO : 2023/5275
KARAR TARİHİ : 02.11.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/364 E., 2022/379 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında görülen miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile aracın davacı adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların murisi …’nın 02.05.2001 tarihinde öldüğünü, sonrasında mirasçıların miras taksim sözleşmesi yaptıklarını, miras taksim sözleşmesi gereğince davacının tüm edimlerini ifa ettiğini, davalıların anılan sözleşme gereğince davacıya düşen bağımsız bölümü ve aracı davacıya devretmeye yanaşmadıklarını iddia ederek dava konusu bağımsız bölüm ile aracın muris adına olan kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı 31.10.2015 tarihinde ölmüş, mirasçıları davayı takip etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar davayı kabul etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; taraf ehliyeti dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 02.03.2020 tarihli ve 2019/6702 Esas, 2020/2014 Karar sayılı ilâmıyla “…Davacı …’nın 31.10.2015 tarihinde vefat etmesi üzerine mirasçılarına tebligat çıkarılarak mecburi dava arkadaşlığı nedeniyle mirasçılarca davanın birlikte takip edilmemesi, davaya katılmayan mirasçılar tarafından yazılı muvafakatlerin sunulmaması ve terekeye temsilci atanmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, somut olayda, davacı mirasçılarından …’a hiç tebligat çıkarılmaması, …’a ise 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı olarak yapılan ilk tebligatın muhtara teslim edilmek suretiyle tebliğ edilmesine rağmen davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece; miras taksim sözleşmesine dayalı tescil şartlarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen 20.03.2014 tarihli davanın kabulüne dair verilen kararın davalılardan … tarafından temyizinin miras ortaklığı adına yapıldığının kabul edilmesi gerektiğini, bu durumda davanın tüm davalılar yönünden reddedileceğini, açıklanan hususta içtihat birliğinin ve hukuki güvenliğin sağlanması gerektiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ile dava konusu aracın muris adına olan kaydının iptali ile davacı adına tescili talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun “Paylaşma Sözleşmesi” başlıklı 676 ncı maddesinde; “Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar. Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler. Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır.” denilmiştir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 … maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukuken imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.