YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4852
KARAR NO : 2024/128
KARAR TARİHİ : 11.01.2024
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/201 E., 2023/400 K.
KARAR : Esastan ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen el atmanın önlenmesi, kâl ve tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, manevi tazminat talebinin reddine, el atmanın önlenmesi ve kâl taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin maliki oldukları 5457 ada 19 parsel sayılı taşınmaza komşu 4 parsel sayılı taşınmazda başlayan inşaat nedeniyle beton taş duvarlarının yıkıldığını, yeni yapılan duvarın kendi taşınmazlarına tecavüzlü olduğunu, yapılan temel çalışması nedeniyle garaj yolunda çökme, zeminde ayrışma, bina duvarında çatlaklar meydana geldiğini, buna ilişkin tespit davası açtıklarını ileri sürerek el atmanın önlenmesine, tecavüzlü duvarın yıkılmasına, maddi ve manevi zararın giderilmesine ve tespit dosyası yargılama giderlerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; yıkılan duvarın davacılara ait olmayıp müşterek duvar olduğunu, gerekli ölçümler yapılarak yapılan duvarın dava konusu taşınmaza tecavüzlü olmadığını, oluşan çatlakların sebebinin belli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 15.02.2022 tarihli ve 2021/4727 E., 2022/1038 sayılı Kararıyla: “…dava konusu 19 parsele komşu 4 parsel sayılı taşınmazda Mayıs 2011 tarihinde sondaj çalışmaları başlatılarak yapı inşa edildiği, iki parsel arasında bulunan müşterek duvarın yıkılarak yerine yeni duvar yapıldığı ve dosya içerisinde bulunan 16.09.2014 ve 12.05.2016 tarihli bilirkişi raporlarına göre, duvarın dava konusu parsele tecavüzlü olmadığı, el atmanın önlenmesi yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, 4 parsel sayılı taşınmazda yapılan inşaat nedeniyle davacılara ait 19 parselde bulunan taşınmazın zarar görüp görmediği noktasında ihtilaf bulunduğu, Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/24 D.İş dosyasında, 21.05.2012 tarihinde yapılan keşif sonucu jeoloji yüksek mühendisi, mimar ve inşaat yüksek mühendisi bilirkişisi tarafından verilen raporda özetle: ‘…dava konusu 19 ve 4 parsel sınırında fore kazıklar inşa edilmiştir….Kazıklar boyunca yer alan birimler 8.30 metreye kadar karot almaya izin verecek nitelikte olmaması, silt, çakıl, kil, ve mil içeriği ile örselenmeye ve malzeme kaybına çok hassas olması ve daha sonra sondajda kesilen grovak serisinin kesin olarak kötü kaya sınıfında yer alması, ayrıca kış ve bahar dönemi yağışlarıyla zemine giren suyun yarattığı ince malzemenin taşınma etkisinin hızlanması, kil içeriği yüksek kesimlerin iç sürtünmesinin azalması, inşaatın vibrasyon etkisinin de katkısı ile oluşan oturmalar sonucu 19 numaralı yan parselin doğal yapısını olumsuz etkileyerek zemin düşey ve yanal olarak deformasyona uğramış, çökmeler oluşmuştur. Zemindeki çökme ve oturmanın sonucu olarak garaj yolunda 3-5 cm aralıklarla oturma çatlakları ve çökme oluşmuş aynı avluda yer alan garajın bir bölümü tamamıyla yıkılmıştır. Konutun teras kolonunda ve kazan dairesinde oturma ve sıva çatlakları oluşmuştur. Avludaki kanalizasyon rögarı ise 10-15 cm çökme göstermiştir. Avluda yer alan su borusu çökme nedeniyle kırılmış ve tespit sırasında yenilenmiş olduğu görülmüştür. Mimari ve betonarme projelerle kazıklı iksa projesi üzerinde yapılan incelemeye göre, yükselecek şekilde tasarlandığı halde, rampa yolun girişini rahat tutabilmek için 2. bodrum tabanından itibaren kazık dışında yapıldığı, bu durumu ile perdenin temel radyesi ile olan irtibatının kesilmiş olduğu (temelsiz yapıldığı) beton kesitinde düşeyliğin sağlanamadığı, daha da önemlisi donatıda hem gerekli bindirmelerin hem de düşeyliğin sağlanamadığı, bu durumun projeye ve tekniğe aykırı olduğu’ belirtilerek yıkılan yapıların değeri, avlunun zemin ıslahı, binanın güçlendirilmesi, sonrasında tretuvar yenileme sıva tamiri ve iç-dış boya bedeli toplamının 113.113 TL olacağının belirtildiği, Mahkemece yapılan ilk keşif sonunda alınan 16.09.2014 tarihli inşaat mühendisi ve mimar bilirkişisi raporunda ise tespit dosyasındaki bilirkişi raporunun tekrar edildiği, güçlendirmeye ilişkin hesaplama yeniden yapılarak toplam bedelin 51.002,00 TL olacağının belirlendiği, dava konusu taşınmazda oluşan hasarın neden oluştuğunun belirtilmediği, tarafların itirazı üzerine alınan 01.06.2015 tarihli ek raporda ise bilirkişi heyetinin görüşlerinin değişmediğini, Mahkemece ikinci keşfin sonunda alınan 12.05.2016 tarihli farklı inşaat mühendisi ve mimar bilirkişisi raporuna göre komşu parselde yapılan inşaatın temel kazısında meydana gelen yatay sarsıntılardan dolayı dava konusu 19 parseldeki yapının duvarlarında kılcal sıva çatlakları, zeminde ise hafif denecek derecede ayrışmaların oluştuğu, oluşan kılcal çatlamalar ile çatlakların ne zaman oluştuğuna dair herhangi bir tespit olmadığından inşaattan kaynaklandığı muhtemel olarak düşünüldüğü ancak bu çatlakların keşif tarihi itibariyle herhangi bir tehlike arz etmediğinin belirtildiği, tarafların itirazı üzerine alınan 20.01.2017 tarihli ek raporda ise bilirkişi heyetinin görüşlerinin değişmediği, Mahkemece her ne kadar birden fazla kez keşif yapılarak uzman bilirkişi raporu alınmış ise de olayın açıklanan meydana geliş şekline göre, keşfe jeoloji bilirkişisi götürülmediği, dosyada bulunan bilirkişi raporları ile dava konusu taşınmazda bulunan hasarın komşu parselde yapılan inşaat nedeniyle oluştuğunu ve yapılan temel çalışmasının proje ve tekniğe aykırı olduğunu bildiren Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/24 D.İş dosyasında bulunan bilirkişi raporu arasında oluşan çelişkinin giderilmediği, davacının tüm itirazlarını karşılayacak, her türlü şüpheden uzak uzman bilirkişi raporu alınmadığı ve çatlakların tehlike oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği, dosya içerisinde yer alan fotoğraflarda görülen, zemin çökmesi, garaj duvarının yıkılması, sıva çatlaklarının oluşmasının nedenini tespit etmek üzere jeoloji mühendisinin de bulunduğu üçlü bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak, dosyada bulunan önceki raporların da değerlendirilmesi ve çelişkinin giderilmesi için yeniden rapor alınarak karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla karar verildiği…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 18.05.2023 tarihli ve 2022/201 E., 2023/400 sayılı Kararıyla; dava konusu davalı yana ait taşınmazın sondaj çalışmaları ile birlikte yapının inşası sırasında davacı yana ait duvarın yıkılarak yeni duvar yapıldığı, ancak yeni yapılan duvarın davalı yana ait parselde bulunduğu gerekçesiyle el atmanın önlenmesi ve yıkım talebinin reddine, inşaat çalışmaları sırasında yıkılan davacı yana ait garajın değerinin taleple bağlı kalınarak 12.189,00 TL, çöken avlu ve garaj yolunun düzenlenmesi değerinin taleple bağlı kalınarak 24.000,00 TL, yıkılan ihata duvarı bedelinin taleple bağlı kalınarak 2.183,00 TL ve tretuvar yenilemesi ve diğer imalatların bedeli 12.844,63 TL olmak üzere toplam 51.216,63 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; belirlenen zararın yarısına karar verildiğini, reddedilen manevi tazminat talebi yönünden de hatalı vekalet ücretine karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; oluşan hasarla yapılan bina arasında illiyet bağı bulunmadığını, kendilerinin bir zarar vermediğini, dava dilekçesinde belirtilenlerden fazlasına karar verildiğini, kararın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi, kâl, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.
Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.
Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacılar vekili, davalı tarafın yapmış olduğu imalatlar nedeniyle asıl bina ve müştemilatında oluşan hasardan dolayı tazminat talebinde bulunmuş olup bir inşaat mühendisi (GDU), bir mimar, bir jeoloji mühendisinden oluşan bilirkişi kurulunun 13.02.2023 tarihli ek raporlarında zemin iyileştirme değeri 66.479,52 TL olarak belirlenmiş olup bu miktarın da hüküm altına alınması gerekirken talebin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. (1) No.lu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının tamamının, davacılar vekilinin ise sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, Mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan ve Mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.