Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2023/5527 E. 2024/58 K. 09.01.2024 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5527
KARAR NO : 2024/58
KARAR TARİHİ : 09.01.2024

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/213 E., 2023/359 K.
KARAR : Asıl ve karşı davada el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karşı davada tazminat talebinin reddine

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve karşı davada el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karşı davada tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı/karşı davalı vekili, dava konusu 1 numaralı bağımsız bölümün davacı adına, 2 numaralı bağımsız bölümün ise davalı adına kayıtlı olduğunu, aslında davalı tarafın 1 numaralı bağımsız bölümü satın almayı düşünürken 2 numaralı bağımsız bölümün adına sehven tescil edildiğini, tapu kayıtlarındaki yanlışlığın düzeltilmesi için Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/211 Esas sayılı dosyasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasından netice alınamadığını, davalı tarafın davacı adına kayıtlı bulunan 1 numaralı bağımsız bölümü de kullanmakta olduğunu belirterek davalının 1 numaralı bağımsız bölüme el atmasının önlenmesini ve ecrimisil talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı/karşı davacı vekili, müvekkilinin 2 numaralı bağımsız bölümü 15.05.1999 tarihinde satın aldığını, 2010 yılına kadar Batman’da yaşayan davalının, davacı/karşı davalı tarafın işgali nedeniyle taşınmazını kullanamadığı gibi nakit ihtiyacı nedeniyle satmak istediğini; ancak satamadığını, davacı/karşı davalı tarafından tapu iptali ve tescil davası açılması nedeniyle taşınmazın kaydına ihtiyati tedbir konulduğunu, davanın reddedilmesi ve tedbirin kaldırılması üzerine taşınmazı satabildiğini, davacı/karşı davalının 03.05.2007 tarihinde müdahaleyi sonlandırdığını, davalının hiçbir zaman 1 ve 2 numaralı bağımsız bölümleri kullanmadığını açıklayarak, asıl davanın reddini, karşı davanın kabulüyle, 02.12.2006 ila 03.05.2007 tarihleri arasındaki ecrimisil için 1.120 TL, taşımazın kaydına ihtiyati tedbir kararı konulması nedeniyle satılamaması ve satış tarihindeki değer kaybından dolayı 20.000,00 TL ve davalının tasarruf hakkının kısıtlanması nedeniyle uğradığı zararlar için 5.000,00 TL’nin davacı/karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.12.2013 tarihli ve 2010/456 Esas, 2013/586 Karar sayılı kararı ile asıl davada davanın açıldığı tarih itibarıyla müdahalenin bulunmadığı gerekçesiyle el atmanın önlenmesi isteğinin reddine, 01.11.2005-31.12.2008 için taleple bağlı kalınarak 8.891,24 TL ecrimisil bedelinin davalı/karşı davacıdan tahsiline, karşı dava bakımından ise 02.12.2006-31.12.2006 için 1.273,48 TL ecrimisilin ve 59,244,00 TL tazminatın davacı/karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 25.06.2015 tarihli ve 2014/8163 Esas, 2015/9446 Karar sayılı kararı ile davacının 1458 ada 10 parselde yer alan 1 No.lu, karşı davacının da 2 No.lu dükkânda kayıt maliki oldukları, davacı …’nın kayden maliki bulunduğu 1 No.lu dükkânın 01.11.2005 ile 31.12.2008 tarihleri arası için davalı …’nun tasarrufunda bulunduğu, dava tarihi itibarıyla (01.11.2010 tarihi) kira bedellerinin davacı … tarafından alındığı, dolayısıyla dava tarihi itibarıyla dükkânın davalı … tasarrufunda bulunmadığı saptanarak el atmanın önlenmesi davası bakımından davanın reddine ve buna bağlı olarak reddedilen dava değeri üzerinden yargılama giderleri ve nispi avukatlık ücretinden sorumlu tutulmuş olmasında, 01.11.2005 ila 31.12.2008 dönemi için uzman bilirkişilerce belirlenen hükme elverişli ve denetime uygun bilirkişi raporu esas alınmak ve taleple bağlı kalınmak suretiyle ecrimisile karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı/karşı davalı …’nın bu yöne ve davalı/karşı davacı …’nun ecrimisile ilişkin temyiz itirazları yerinde olmadığı, davacı/karşı davalı …’nın karşı davadaki tazminata yönelik temyiz itirazları yönünden ise; Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/211 Esas sayılı dava dosyası kapsamında verilen ihtiyati tedbir kararının uygulanmasından kaynaklı bir zararının gerçekleşip gerçekleşmediğinin duraksamaya meydan vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması, iddia edildiği gibi ihtiyati tedbirin uygulanmasından kaynaklı bir zarar doğduğunun saptanması hâlinde karşı dava dilekçesinde belirtilen kalemleri karşılayacak şekilde zarar tespitinin yapılması gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 15.03.2017 tarihli ve 2016/191 Esas, 2017/45 Karar sayılı kararı ile asıl davada verilen men’i müdahale ve ecrimisile ilişkin 11.12.2013 tarihli ve 2010/456 Esas, 2013/586 Karar sayılı kararının kesinleşmiş olması nedeniyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karşı davacının aleyhine verilen ihtiyati tedbir kararından dolayı uğradığı zarar nedeniyle açtığı davanın kısmen kabulüne, 20.000,00 TL’nin karşı davalı mirasçısı …’dan alınıp davalı / karşı davacıya verilmesine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 02.02.2021 tarihli ve 2018/7618 Esas, 2021/761 Karar sayılı kararı ile karşı davacı …’nun, aleyhine verilen ihtiyati tedbir kararından dolayı uğradığını iddia ettiği zararın tazminine ilişkin olarak hüküm altına alınan 20.000,00 TL tazminat tutarının belirlenmesinde, 25.10.2016 tarihli bilirkişi raporu esas alınmış olup söz konusu raporda taşınmazın ihtiyati tedbir kararının verildiği tarih olan 24.04.2006 tarihindeki değeri, 110.000,00 TL olarak esas alınarak ve bu miktardan davalı/karşı davacının taşınmazı sattığını beyan ettiği 90.000,00 TL’nin mahsubu ile bakiye 20.000,00 TL’ye hükmedilmiş ise de taşınmazın 24.04.2006 tarihindeki değerinin 110.000,00 TL olarak belirlenmesi yeterli somut veriye dayanmadığı gibi, mahsup edilen miktar açısından da sadece davalı/karşı davacının beyanına itibar edilerek 90.000,00 TL değerin esas alınması doğru olmadığı, Mahkemece eksik araştırmayla karar verildiği belirtilerek hüküm bozulmuş, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile; bozma kararı sonrası yapılan keşif sonucunda dosyaya sunulan 15.02.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir kararı konulduğunda taşınmazın değerinin 113.675,00 TL, taşınmazı sattığı tarihte ise değerinin 137.795,00 TL olduğu, taşınmazın değer kaybetmeyip değer kazandığı, taşınmazı 90.000,00 TL’ye satmış olmasından dolayı davacı-karşı davalıdan tazminat istenemeyeceği gerekçesiyle asıl davada verilen men’i müdahale davasının reddi ile ecrimisil davasının kısmen kabulüne ve karşı davacının talep ettiği ecrimisile ilişkin 11.12.2013 tarihli ve 2010/456 Esas, 2013/586 Karar sayılı kararın Yargıtay 1. Hukuk Dairesince bozulmadığı ve bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddedildiği gözetilerek bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karşı davacının aleyhine verilen ihtiyati tedbir kararından dolayı zarara uğradığını bildirerek açtığı davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı/karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama sırasında davacının dava konusu 2 No.lu bağımsız bölümün 90.000,00 TL’ye satıldığına karşı itirazı olmadığını, bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda emsal olarak değerlendirilen taşınmazın ne satış tarihinin ne de mevkisinin dava konusu taşınmazla aynı olmadığını, bilirkişi raporunun bilimsel verilere dayanmadığını ve bozma gereklerini karşılamadığını, bilirkişi hesabına göre enflasyon sürekli arttığından zaten değerin de artacağını ve zararın gerçekleşmeyeceğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, karşı dava ise; ecrimisil ve tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı/karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

1086 sayılı Kanunu’nun 440 ıncı maddesinin 3 inci fıkrasının 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

09.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.