Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2013/8196 E. 2014/3401 K. 17.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8196
KARAR NO : 2014/3401
KARAR TARİHİ : 17.02.2014

Tebliğname No : 11 – 2009/97285
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/05/2008
NUMARASI : 2007/759 (E) ve 2008/412 (K)
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik

Gereği görüşülüp düşünüldü:

I- Sanık hakkında şüphe üzerine durdurulan aracında bir kısım evrak ya- nında 21.02.2006 tarihli araç muayenesine ilişkin mühür izi sahte olan, TIR römorkuna ait bir trafik belgesi, bir adet “TC. Karayolları Genel Müdürlüğü 1. Bölge Müdürlüğü, 34. Muayene İSTY” yazılı sahte mühür ve üzerinde TCK ibaresi bulunan 45 adet sahte holog- ram elde edildiği iddiasıyla TCK.nun 204/1 ve 43/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmış ise de; iddianamedeki anlatıma göre isnatların TCK.nun 204/1, 199/1 ve 202/1 maddelerinde düzenlenen suçlara ilişkin olması karşısında her suç için ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, tüm eylemlerin birlikte değerlendirilerek TCK.nun 204/1, 43/1. maddeleri uyarınca hüküm kurulması,

II- Kabul ve uygulamaya göre de;

1- Sanık aşamalarda 31 KU 558 plakalı TIR römorkuna ait trafik belgesin- deki sahteciliği kendisinin yapmadığını, muayeneyi yaptırmak üzere görse tanıyabileceği bir şahıs tarafından kendisine 12.07.2007 tarihinde verildiğini savunduğuna göre; hüküm- den sonra olaya ilişkin dilekçe veren ve yargılama aşamasında ifadesine başvurulamayan sahte mühürlü trafik belgesinin ait olduğu Tır’ın sahibi C.. D.. duruşmaya çağrılıp 21.02.2006 tarihli araç muayenesinin sanık tarafından yapılıp yapılmadığının kesin olarak belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik araştırmayla hüküm kurulması,

2- Sanığın aracında ele geçen ve sahteliği ekspertiz raporuyla belirlenen mühürle ilgili olarak sanığın hukuki durumunun TCK.nun 202/2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3-Kıymetli damgada sahtecilik suçunun gerekçesinde, “kıymetli damga- ların bir vasıtalı verginin veya harcın ödendiğini belgelemekle birlikte üzerlerinde taşıdık- ları nominal değerle alınıp satıldıkları ve çok kere bir ödeme vasıtası olarak tedavül ettik- leri, bu özelliklerinin de kıymetli damgaları bir vergi veya harcın ödendiğini gösteren bir makbuz olmaktan çıkardığı ve paraya yaklaştırdığı, bu nedenle de kıymetli damgalarda sahtecilik fiilerinin ayrı bir suç olarak tanımlandığının” belirtilmesi karşısında, suça konu hologramların bu vasıflara sahip olup olmadığı ve 13.07.2007 tarihli kriminal raporda inceleme konusu hologramların trafik belgelerindeki muayene işlemlerinde kullanılmaları durumunda aldatma kabiliyetine haiz oldukları belirtilmesine göre; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından; belgelerde yapılan sahteciliğin aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdir ve tayini mahkemeye ait olması karşısında emanete kayıtlı suça konu hologramların duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına yazılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

4-Suça konu hologramların TCK.nun 54. maddesi gereğince müsadere edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Yasaya aykırı, sanık müdafıinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görül- müş olduğundan hükmün CMUK 326/son maddesi uyarınca ceza yönünden kazanılmış hakları saklı tutularak bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASI- NA), 17.02.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.