Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2014/33291 E. 2015/18083 K. 01.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/33291
KARAR NO : 2015/18083
KARAR TARİHİ : 01.06.2015

Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Hükümlülük

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık tarafından gerçeğe aykırı noter imza beyannamesi düzenlenip kul- lanılması nedeniyle tebliğnamedeki (2) no’lu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş ve sahte düzenlenmiş belgeler ile katılan ve mağdur bankalardan kredi kartı alma eylem- lerinden dolayı gereğinin mahallinde takdir ve ifası mümkün görülmüştür.
I- Sanık hakkında TEB’e (birleşen Fortisbank) yönelik sahte üretilmiş kredi kartının kullanılması ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
1- Sahte üretilmiş kredi kartının kullanılması suçundan kurulan hükümde; temel hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan tayin edilmesine karşın, hürriyeti bağlayıcı ceza yanında tayin olunan adli para cezasının farklı gerekçe göstermeksizin alt sınırın üstünde tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
2- Hükümlerde 5237 sayılı TCK.nun 53/3. madde ve fıkrası uyarınca, sanığın yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısın- dan koşullu salıverilmesine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışın- dakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması,
3- Resmi belgede sahtecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen Maliye Hazinesinin davaya katılma hakkı bulunmadığı halde, katılan sıfatı ile davaya kabulüne karar verilip lehine vekalet ücreti tayini,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, TCK.nun 245/3. maddesi uyarınca hapis cezası yanında hükmolunan adli para cezasına esas alınan 120 günün 5 güne, TCK.nun 43. maddesi uyarınca belirlenen 150 günün 6 güne, TCK.nun 62. maddesi uyarınca belirlenen 125 günün 5 güne indirilmesi, TCK.nun 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20 liradan hükmolunan 2500 TL adli para cezasının ise 100 TL’ye indirilmesi; hükümlerden, 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin uygulamasına ilişkin kısımların çıkartılarak yerine ”sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53/1-3 madde ve fıkraları uyarınca, (c) bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet ve kay- yımlığa ait haklardan koşullu salıverilmeye kadar, madde ve bendlerde sayılan diğer haklardan ise hükmolunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakıl- masına” ibaresinin eklenmesi ve hazine vekili lehine vekalet ücreti verilmesine yönelik bölümün çıkarılması suretiyle hükümlerin oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONAN- MASINA),
II- Garanti Bankası ve Türkiye İş Bankası’na yönelik sahte üretilmiş kredi kartının kullanılması eylemleri nedeniyle kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazların reddine, ancak:
1- Temel hürriyeti bağlayıcı ceza alt sınırdan tayin edilmesine karşın, hürriyeti bağlayıcı ceza yanında tayin olunan adli para cezasının farklı gerekçe göster- meksizin alt sınırın üstünde tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
2- Suça konu kredi kartlarına ilişkin hesap ekstreleri getirilerek sonucuna göre sanık hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar ve- rilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde cezalarda TCK.nun 43. maddesi uyarınca artırım yapılması,
3- 5237 sayılı TCK.nun 53/3. madde ve fıkrası uyarınca, sanığın yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salı- verilmesine kadar kısıtlama uygulanabilecek iken, kendi altsoyu dışındakiler üzerindeki yetkilerini de kapsayacak şekilde uygulama yapılması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görül- müş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZUL- MASINA), 01.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.