Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2015/11667 E. 2015/21792 K. 29.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11667
KARAR NO : 2015/21792
KARAR TARİHİ : 29.09.2015

Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere

Gereği görüşülüp düşünüldü:

A- Sanıklar …in mahkumiyetlerine ilişkin kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde:

Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanıklar müdafiilerinin, suçun sübutuna yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükmün oybirliğiyle (ONAN- MASINA),

B- Sanık …in mahkumiyetine ilişkin kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;

Sanığın 13.12.2014 tarihli eylemi ile ilgili kolluk güçlerince yakalanıp sorgu hakimliğince serbest bırakılmasının akabinde 25.12.2014 tarihli eylemini gerçek- leştirdiği, iki eylem arasındaki yer ve zaman farkı ve sanığın ilk olaydan sonra sorgu hakimliğine çıkarılıp serbest bırakılması ile meydana gelen fiili kesinti gözetildiğinde, 13.12.2014 tarihli eyleminden ötürü 6136 sayılı Kanunun 13/2 maddesi gereğince de ayrıca cezalandırılması gerekirken, eylemlerin bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın 6136 sayılı Yasanın 12/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,

Yasaya aykırı, sanık … müdafiinin ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 29.09.2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Sayın çoğunluk ile aramızdaki hukuki uyuşmazlık; Sanık …13.12.2014 tarihinde içinde bulunduğu araçta 6136 sayılı Kanunun 12/4. maddesinde sayılan vahim silahlardan sayılan bir adet uzun namlulu kaleşnikov tüfek yakalanması ile bu olaydan oniki gün sonra 25.12.2014 tarihinde yine sanığın kendi aracı ile önde sanıklar … ve… araçları arkada birbirlerini takip ederek giderlerken sanıklar … ve … araçlarından yol kenarına poşet içerisinde iki adet 6136 sayılı Kanunun 12/4. maddesi kapsamında seri atış yapılabilen… marka otomatik tabanca atılması ve bu silahları sanıkların, sanık …den satın aldıklarını beyan etmeleri nedeniyle sanık …her iki eyleminin 6136 sayılı Kanunun 12/1. maddesindeki tek bir bireysel silah ticareti suçunu mu oluşturduğu yoksa 13.12.2014 tarihindeki eyleminin ayrı, 25.12.2014 tarihli eyleminin ise ayrı bir suçu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir.

Sayın çoğunluk sanığın 13.12.2014 tarihli eylemini o tarihte yakalanıp aynı gün serbest bırakılması nedeniyle fiili kesinti kabul edip bu fiili kesintiyi esas alarak suç kastının da yenilendiği düşüncesiyle ayrı bir suç, 25.12.2014 tarihli eylemini ise ayrı bir suç olarak kabul etmiştir. Bozma ilamına göre 13.12.2014 tarihli eylem 6136 sayılı Kanunun 13/2. maddesine, 25.12.2014 tarihli eylem ise aynı Kanunun 12/1. madddesine uymaktadır. Sayın çoğunluğa göre 13.12.2014 tarihli eylemde sanığın silah ticareti yaptığına dair bir delil bulunmamaktadır.

Sorunun çözümü için öncelikle bu konuda Yargıtay’ın uygulamalarına
bakmak gerekmektedir. Dairemizin ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun süregelen istikrarlı uygulamaları şöyledir:

”Ticari amaçla silah ve mermi satışındaki kısa aralıklı sürekliliğin 6136 sayılı Yasanın 12/1. madde ve fıkrasında yaptırıma bağlanan ticari amaçla silah satışı eyleminin unsuru olduğu ve teselsül hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı” (8. C.D. 10.03.1994, 438-2477)

”Sanığın kısa aralıklarla üç kişiye silah satma eyleminin 6136 sayılı Yasanın 12/1. madde ve fıkrasında tanımlanan ticari amaçla bireysel satış suçunu oluşturduğu” (8. C.D. 04.02.1998 1997/18188, 1998/1059),

”Sanığın birden fazla silah satma eyleminin bütün halinde 6136 sayılı Yasanın 12/1. maddesindeki silah ticareti yapma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, 5237 sayılı TCK.nun 43/1. maddesinin yazılı şekilde uygulanması…. Yasaya aykırı” (8. C.D 14.02.2012 2012/1420-4105),

”Sanığın aynı suç işleme kastıyla değişik zamanlarda … isimli şahıslara silah satma eyleminin uygulama maddesindeki suçun unsurunu oluşturduğu gözetilmeksizin ayrı ayrı suç sayılarak sanığın iki kez cezalandırılması” (8.C.D. 09.06.1997 7820-9235),

”Bir tek silahın değil, birçok silahın kazanç amacıyla satılması halinde silah ticareti mevcuttur.Bunların değişik kişilere satılması ise ticaretin gereği olup, bu durumda müteselsil suç oluştuğu da ileri sürülemez. İlk silahlar alınıp satıldıktan sonra satış işlemlerinin sona erdiğini ve kastının yenilendiği gösterir bir süre geçmeden, henüz ilk partinin borcu ödenirken yeniden silah alınıp satılması, suçun yasal unsuru olan birden çok satışa dahil bulunduğundan, sanıkların cezalarının TCY’nin 80. maddesi ile arttırılması yasaya aykırıdır” (CGK, 03/02/1998-8/203-3),

”Hukuki ve fiili kesinti olmaksızın 6136 sayılı Yasaya aykırı davranış eylemlerinin tek suç olarak kabul ve vasıflarının ağırlıkları itibariyle ağır nitelikli suç bünyesinde eritilip değerlendirilmesi zorunluluğu gözetilerek üst dereceli mahkemede birleştirme kararı verilmesi lüzumundan zuhul olunması” (8. C.D. 29.09.1997, 12114-12483),

”6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun kesintisiz suçlardan olduğu ve hukuki kesintiyi oluşturan iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar gerçekleştirilen eylemlerin tek suç; bu tarihten sonra gerçekleştirilen eylemlerin ise ayrı suç oluşturacağı, ayrıca silah taşıma fiilinin silah ticareti fiili içinde eriyeceği gözetilerek, mükerrer cezalandırılmanın önlenmesi açısından…. açılan davaların akıbeti araştırılarak… hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı biçimde hükümler kurulması,” (8. C.D. 19.03.2015 2014/3466 2015/14783),

”6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun kesintisiz suçlardan olduğu ve hukuki kesintiyi oluşturan iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar gerçekleştirilen eylemlerin tek suç, bu tarihten sonra gerçekleştirilen eylemlerin ise ayrı suç oluşturacağı gözetilerek, mükerrer cezalandırılmanın, önlenmesi bakımından sanık hakkında ekspertiz raporunda anılan olaydan dolayı 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan başka dava açılıp açılmadığı ve açılmış ise iddianame tarihleri saptanıp sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırmayla yazılı biçimde mahkumiyet hükmü kurulması,” (8.C.D. 01.06.2015 2014/26724, 2015/18079)

Görüldüğü üzere kısa aralıklarla birden fazla kişiye silah satma eyleminin tek bir bireysel silah ticareti suçunu oluşturduğu, hukuki ve fiili kesinti olmadan kesintisiz suçlardan olan 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundaki eylemlerinin iki ayrı suç olarak değerlendirilmediği, 6136 sayılı Yasada yer alan hem 12. madde hem de 13. maddedeki suçların kesintisiz suçlardan olması nedeniyle iddianame düzenleninceye kadar eylemlerin tek suç olarak kabul edildiği, hukuki kesintinin ise iddianame düzenlenmesiyle oluşacağı anlaşılmaktadır.

Fiili kesintinin ne olduğu konusuna gelince; fiili kesinti, sanığın işlemeyi amaçladığı suç ile bağını tamamen koparan bir engeldir. Engel ortadan kalktıktan sonra sanık ilk fırsatta suçu yeniden işleyecektir diyebiliyorsak fiili kesinti somut olayda vardır Bunun yanısıra, fiili kesintide, sanığın suç kastının yenilendiğini anlayabileceğimiz kadar uzunca bir süre geçmiş olmalıdır. Örn; sanığın tutuklanması, askere gitmesi gibi. Bu anlamda sanığın C.Savcılığında ifadesinin alınıp serbest bırakılması fiili kesinti değildir. Zaten Dairemizin uygulaması hukuki kesinti olan iddianameye kadarki eylemlerin tek suç olacağı yönündedir. Fiili kesintinin neler olduğunun belirlenmesinde kanımızca zamanaşımını kesen sebeplerin ölçü alınması doğru değildir. Çünkü zamanaşımı farklı bir müessesedir. Devletin yargılama hakkından vazgeçmesi anlamına gelen dava zamanaşımında, zamanaşımının gerçekleşmesini önlemek amacıyla pekçok usuli işleme yer verilmesi olağandır. Ancak fiili kesintide sanığın suç kastının yenilenmesi önemlidir. O nedenle şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi (TCK. 67. md. 2-a bendi) fiili kesinti kabul edilemez. Zira iştirak halinde işlenen kesintisiz suçlarda şüphelilerden birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması, kaçan diğer şüphelilerin ise ifadesinin alınamaması ve birlikte suç işlemeye devam etmeleri halinde, ifadesi alınan şüpheli için fiili kesinti olduğunun kabulüyle iki ayrı suç, ifadesi alınamayan şüpheliler için ise tek suç oluştuğunun kabulü gerekirki, bu kabul aynı konumdaki şüpheliler arasında eşitlik ve adalete aykırı sonuçlar doğurmaktadır.

Benzer suçlardan hareketle, hukuki ve fiili kesintinin neden birlikte gerçekleşmesinin arandığını açıklamak gerekirse; aslında kesintisiz (mütemadi) suçlarda iki ayrı suçun oluştuğunun kabulünde en sağlıklı kriter hukuki kesintiyi oluşturan iddianamenin düzenlenmesidir. Ancak bazen hukuki kesinti ile birlikte fiili kesintinin de gerçekleşmesi Yargıtay İçtihatlarıyla kabul edilmiştir. Örneğin kesintisiz bir suç olan silahlı örgüt üyeliğinde, örgütte kalınan süre zarfında her yıl bir iddianame tanzim edilse bile her iddianame düzenlenmesi ayrı bir suç olarak kabul edilmemiş, ancak örgüt üyesinin yakalanıp tutuklanması veya cezasını infaz ettikten sonra yeniden örgüte katılması halinde eylemi hukuki ve fiili kesinti gerçekleştikten sonra ayrı bir suç olarak kabul edilmiştir.

Bu bilgiler ışığında somut olay incelendiğinde; sanık hakkında 13.12.2014 ve 25.12.2014 tarihli eylemlerinden tek bir iddianame ile dava açılmıştır. Her iki eylem arasında hukuki kesinti oluşturacak ayrı bir iddianame tanzim edilmemiştir. Sanık 13.12.2014 tarihli eylemi nedeniyle ifadesi alınarak aynı gün serbest bırakılmıştır. Yani, sanık tutuklanmadığı için fiili kesinti oluşmamıştır. En önemlisi 13.12.2014 tarihli eylemden sonra sanığın evinde, işyerinde, hakimiyet alanında bir arama yapılmamıştır. Her iki eylem arasındaki zaman aralığı çok kısadır. Kısa aralıklarla birden fazla kişiye silah satmak eyleminin tek bir bireysel silah ticareti suçunu oluşturduğu, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunda hukuki kesintiyi oluşturan iddianameye kadar eylemlerin tek suç oluşturduğu ve silah taşıma fiilinin silah ticareti suçunun içinde eridiği istikrar kazanan içtihatlarla kabul edilmiştir. Bu nedenle sanığın 13.12.2014 ve 25.12.2014 tarihli eylemlerini tek bir bireysel silah ticareti kabul eden ve teşdiden ceza tayin eden yerel mahkemenin uygulaması doğru ve yerindedir. Sanık hakkındaki hükmün onanması gerekir. Bu düşünceyle sayın çoğunluğun sanığın hem 6136 sayılı Yasanın 13/2. hem de 12/1 maddelerinden cezalandırılmasına ilişkin bozma görüşüne katılmıyoruz.29.09.2015