YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11711
KARAR NO : 2015/24253
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
Tebliğname No : 8 – 2014/245462
MAHKEMESİ : İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 09/05/2014
NUMARASI : 2012/498 (E) ve 2014/138 (K)
SUÇ : Parada sahtecilik
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre, sanık Y.. U..’un kovuşturma aşamasında düzenlenen yakalama emirleri sonrası alınan 13.12.2007 ve 05.02.2013 tarihli ifadeleri ile temyiz dilekçesinde, suça konu olayla ilgisi olmadığını ve diğer sanıkları tanımadığını belirtmesi ve 05.02.2013 tarihli ifadesinin ekinde yer alan, Y.. U.. adına düzenlenen nüfus cüzdan fotokopisindeki fotoğraf ile soruşturma aşamasında suça konu araçta yakalanan Y.. U..’a ait olduğu belirtilen fotoğraf incelendiğinde her iki şahsın aynı şahıs oldukları hususunda tereddüt oluştuğunun anlaşılması karşısında, dosya kapsamında parmak izleri alınan şahsın kovuşturma aşamasında ifadeleri alınan ve hükmü temyiz eden Y.. U.. isimli şahıs olup olmadığı kesin olarak belirlendikten sonra, soruşturma sırasında yakalanan şahsın hükmü temyiz eden Y.. U.. olmadığının tespiti halinde, suça konu olaya karışan şahsın Y.. U..’dan da sorulmak ve parmak izi sicili incelemesi yaptırılmak suretiyle tespiti ile bu şahıs hakkında söz konusu olaya ilişkin parada sahtecilik suçundan dava açılıp her iki dava birleştirilip, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık C.. G.. müdafii ile sanık Y.. U..’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 09.11.2015 gününde sanık C.. G.. yönünden oyçokluğu, sanık Y.. U.. yönünden oybirliğiyle karar verildi.
KISMEN KARŞI OY
Suç tarihinde piyasaya sahte para sürmek isteyen sanık Y…. K….’ın tanık T.. Ü..’a bozdurmak için 50 TL verdiği, tanığın paranın sahte olduğunu anlayıp sahte parayı bu sanığa iade ettiği, tanığın bir arkadaşına sanığın piyasaya sahte para sürdüğünü takip etmesini söylediği, tanığın arkadaşının takip sonucu sanığın üç şahısla birlikte 34….. plakalı otoya binip hareket ettiğini söylediği, bunun üzerine tanığın 155 polis imdat telefonunu arayarak olayı ihbar ettiği, sanıklar C.. G.., Y… K…. ve Y.. U..’un söz konusu araçta yakalandıkları, araçta usulüne uygun yapılan aramada ön sağ kapı cebinde 50 adet sahte 5 TL’nin zaptedildiği, sahte paraların elkonduğu aracın sanık C.. G..’e ait olduğunun anlaşıldığı somut olayda;
Dairemizin 24.09.2012 tarih ve 2010/4116 esas, 2012/28219 karar sayılı ilamı ile sanık Y… K… hakkındaki mahkumiyet hükmünün düzeltilerek onanmasına, sanıklar C.. G.. ve Y.. U.. hakkındaki beraat hükümlerinin ise sanıkların iştirak halinde piyasaya sahte para sürdüklerinin kabulü ile mahkumiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına, karar verilmiş ve yerel mahkemece bozmaya uyularak sanıkların mahkumiyetine karar verilmiştir. Bu defa sayın çoğunluğun sanık Y.. U..’un bozmadan sonraki savunmaları doğrultusunda, kimliği belli olmayan bir kişinin sanık Y.. U..’un kimliğini kullanarak hakkındaki soruşturmada gerçek Y.. U.. kimlik bilgileriyle ifade verdiği düşencesiyle her iki sanık hakkındaki hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Sayın çoğunluk ile aramızda sanık Y.. U..’a ait mahkumiyet hükmünün bozulması bakımından bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık sanık Y.. U.. hakkındaki hüküm bozulurken sanık C.. G.. hakkındaki hükmün bozulmasına gerek olup olmadığı yönündedir.
Bozma ilamında sanık C.. G.. hakkında tespit edilen bir eksik araştırma durumu söz konusu değildir. 24.09.2012 tarihli bozma ilamında ise o yer Cumhuriyet Savcısının beraat eden sanıklar hakkındaki temyiz itirazı yerinde görülerek sanıkların iştirak halinde piyasaya sahte para sürdüklerinin kabulü gerektiğinden beraat hükümlerinin bozulmasına karar verilmiştir. Sanık C.. G.. suça konu sahte paraların bulunduğu aracın sahibidir ve sahte paralar aracın sağ ön kapı cebinde bulunmuştur. Her üç sanığın anlatımları birbiriyle çelişkilidir. Sanık Y.. U.. kimliğini kullanan kişinin beyanı sanık C.. G..’in hukuki durumunu etkilemeyecektir. Sanık C.. G.. açısından araştırılacak bir durum söz konusu değildir. Dosyadaki mevcut delil durumuna göre sanık Cemal’in hukuki durumunu değerlendirmek gerekecektir. Sanık Y.. U.. yada başka bir kişinin beyanı sanık C…..’in atılı suçtan beraatini sağlamayacaktır. Aksine düşünce halinde araçta bulunan sahte paralarda sadece kimin oturduğu kapının cebinde sahte para bulunmuşsa o sanığın mahkumiyetine, araçtaki diğer kişilerin beraatine karar verilmesi gerekir gibi bir sonuca ulaşılırki bu kabül kanaatimizce doğru olmayacaktır. Kaldı ki sanık C…. aracın sahibidir ve sanık Y…. K….’ın mahkumiyet kararı onanıp kesinleşmiştir. Sanık C….’in savunmaları da, sahte paraların kapı cebine sanık Y.. U.. tarafından konulduğu, bilahare Y….’ın paraların kendisine ait olduğunu kabul ettiği yönündedir. Oysa sanık Y.. U..’un savunmalarında böyle bir kabulü yoktur. Sanık C…. belki de gerçek kimlik bilgileri hiç tespit edilemeyecek kimsenin üzerine suçu atmaya çalışmaktadır. Bu nedenle sanık Y.. U..’un gerçek kimliğinin araştırılması sanık C.. G..’in hukuki durumunu etkilemeyeceğinden ve sanık Y.. U.. ismini kullanan kişinin suçu üstlenmesi halinde de sanık C.. G.. hakkında dosyadaki mevcut delil durumuna göre beraat kararı verilemeyeceğinden ve bu takdirde 24.09.2012 tarihli bozma ilamı ile çelişkili bir karar verilmiş olacağından, sanık C.. G.. hakkındaki mahkumiyet hükmünün onanması kanaatinde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun bu sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün eksik araştırma nedeniyle bozulmasına dair görüşlerine katılmıyoruz. 09.11.2015