Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2016/10269 E. 2017/5747 K. 18.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10269
KARAR NO : 2017/5747
KARAR TARİHİ : 18.05.2017

Hakaret ve yağma suçlarından şüpheliler … ve … haklarından yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca verilen 08.03.2016 tarihli ve 2015/144187 soruşturma, 2016/18336 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 18.04.2016 tarihli ve 2016/1951 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda müştekinin soruşturma aşamasında belirttiği hakaret ve tehdit iddiaları üzerine herhangi bir araştırma yapılmaksızın karar verilmesi karşısında, müştekinin beyanı doğrultusunda dilekçesinde belirttiği tüm tanıkların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 54/2. maddesi uyarınca yeminli ve ayrıntılı beyanlarının alınması, toplanacak diğer deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 31.07.2016 gün ve 2016/7994 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 21.09.2016 gün ve KYB/2016-329285 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Kanun yararına bozma isteminin, yağma ve hakaret suçuyla ilgili olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine verilen karara ilişkin olması karşısında, 27.01.2017 tarihli ve 29961 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun 20.01.2017 gün ve 2017/1 sayılı kararının “Yargıtay Ceza Daireleri İş Bölümüne İlişkin Ortak Hükümler” kısmı ve 6545 sayılı Kanunun 31. maddesi ile değişik Yargıtay Yasasının 14. maddesi uyarınca kanun yararına bozma istemini inceleme görevi Yargıtay Yüksek (6.) Ceza Dairesine ait olmakla Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Daireye gönderilmesine, 18.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.