Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2016/10271 E. 2017/5054 K. 04.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10271
KARAR NO : 2017/5054
KARAR TARİHİ : 04.05.2017

6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a aykırılık suçundan sanık …’ın anılan Kanun’un 13/1 ve 14/1. maddeleri gereğince 1 yıl hapis, 450,00 Türk Lirası adlî para, 6 ay hapis ve 450,00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair KÜÇÜKÇEKMECE 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/03/2014 tarihli ve 2013/837 esas, 2014/247 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;

Dosya kapsamına göre,

1- Sanığın Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/12/2013 tarihli oturumda alınan savunmasında, iddianameye konu silahın da bıçağında kendisine ait olmadığını belirttiği hâlde, anılan Mahkemece yazılan gerekçeli kararda sanığın savunmasının, ihtiyacı olduğu için … isimli şahıstan hırsızlık malı olduğunu bilmediği televizyonu aldığını, atılı hırsızlık suçunu işlemediği şeklinde belirtildiği, ayrıca dosya kapsamında herhangi bir katılan bulunmamasına rağmen gerekçeli kararda katılan vekilinin beyanından bahsedildiği, bahse konu kısımların tamamen farklı başka bir olaya ilişkin olduğu cihetle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 230. maddesine aykırı şekilde karar verilmesinde,

2- Suç tarihi itibarıyla sanığın ikametinde yapılan aramada bir adet tabanca ve bir adet bıçak bulunmasının fikri içtima ilkesi uyarınca tek suç oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında iki kez 6136 sayılı Kanun hükümleri uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.08.2016 gün ve 8543 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2016 gün ve KYB/2016-333953 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Dosyanın incelenmesinde, yokluğunda verilen kararın 17.03.2014 tarihinde sanığa bulunduğu cezaevinde bizzat tebliğ edildiği ve temyiz edilmediği için kesinleştiği kabul edilerek kanun yararına bozulmasının istenildiği anlaşılmakta ise de, 5271 sayılı CMK.nun 35/3 maddesine göre cezaevindeki sanığa kararın okunarak anlatılması gerektiği ancak gerekçeli karar okunarak anlatılmadığından, yapılan tebligatın usulsüz olup, kararın henüz kesinleşmediği cihetle kanun yararına bozmaya konu edilemeyeceği anlaşıldığından,

Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen ihbarname içeriği açıklanan nedenle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdiine, 04.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.