Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2016/9442 E. 2017/435 K. 18.01.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9442
KARAR NO : 2017/435
KARAR TARİHİ : 18.01.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Hükümlülük

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Bozmaya uyularak; yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, sahte üretilen kartı kullanmak suçunun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak:

1- Temel ceza belirlenirken mahkemenin “suçun işleniş biçimi ve menfaat miktarı” şeklindeki gerekçesi, TCK.nun 61. maddesi anlamında yasal, yeterli, dosya içeriğine uygun ve buna bağlı olarak alt sınırdan uzaklaşılarak hapis cezası tayin edilmesi doğru bir uygulama olduğunda kuşku bulunmamakta ise de; adli para cezası tayin edilirken bu durum gözetilmemiş olup toplam elde edilen yarar miktarı nedeniyle alt sınırı 4 yıl hapis cezası olan bir suç için temel hapis cezasının en üst sınır olan 8 yıl, adli para cezasının ise, alt sınırdan 5 gün olarak belirlenmiş olması karşısında, hapis cezası yönünden yapılan uygulamanın TCK.nun 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesiyle bağdaşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

2- Suça konu kartı birden fazla kullandığı saptanmakla hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

3- Bozma kararından önce verilen 06.03.2012 tarihli hükümde sanık hakkında 2 yıl hapis ve 80,00 TL adli para cezasına hükmolunduğu anlaşılmakla; aleyhe temyiz de olmaması karşısında, CMK.nun 326/son maddesine aykırı olarak kazanılmış hak gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 18.01.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.