YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9896
KARAR NO : 2017/433
KARAR TARİHİ : 18.01.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve hırsızlık
HÜKÜM : Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
“26/06/2007 günü ve 01/07/2007 tarihleri arasında … ilçesinde sebze ve meyve ticareti için geçici bir süreliğine aynı evde yaşadıkları, daha sonra haber vermeden ilçeyi terk eden sanık hakkında duyduğu şüphe üzerine yaptığı araştırmada … nolu çek yaprağını ve yaklaşık 150,00 TL değerindeki nakit parasının, ayrıca babasına ait ancak kendisinin kullandığı … kredi kartının çalındığını farkederek kredi kartına ait hesap ekstresini incelediğinde 27/06/2007 tarihinde … bulunan … kuyumculuktan 540,00 TL değerinde alışveriş yapıldığını tespit ettiği, adı geçen kuyumcu dükkanına gidip o güne ait CD görüntülerinde babasına ait kredi kartı ile alışveriş yapan şahsın sanık … olduğunu anladığını “beyan ederek şikayetçi olan ve mahkeme aşamasında ise katılan sıfatıyla …’in alınan beyanında: “Olay tarihinde ben sanık … ile birlikte meyve ticareti yapıyordum o da yanımda işçi olarak çalışıyordu, benim arabada bulunan cüzdanımdaki kredi kartı ve nakit paramı çalıp kayboldu,kredi kartının sanık tarafından kullanıldığını tespit ettim,zararımı gidermedi” şeklindeki beyanları,sanığın suçlamayı kabul etmemesi, “işlerimin kötüye gitmesi nedeniyle katılan bana birlikte çalışmamızı, borçlarımı birlikte ödemeyi teklif etti, kabul ettim ve beraber çalışmaya başladık, ücret konusunda herhangi bir anlaşma yapmadık, sadece her ay bana borcumu ödemem için istediğim bir miktar parayı verecekti, bu paralar genelde benim istediğim kadar veriliyordu ve 50 TL den 1750 TL. ye kadar olabiliyordu, yanılmıyorsam bu şekilde kendisinden borcumu ödemek üzere üç kez para aldım, .. ve …’da pansiyon gibi kiraladığı evlerde kaldık ve işleri de oralardan yürüttük, 2007 yılının 3. ayında bu şekilde evde kalmaya başladık ve aynı yılın 6. ayın sonuna kadarda bu devam etti, evden habersiz ayrıldığım iddiası doğru değildir, benim ayrılmam iş için hava alanına müracaat etmiştik, istenilen belgeleri vermek üzere evden ayrıldım, bu ayrılık yanılmıyorsam 2 gün kadar sürdü, katılanın iddia ettiği kuyumcudan altın almam işlemi de benim evden ayrılmamdan öncedir, kaldıki bu altın alma işi kendimle ilgili değildir, zaten iş gereği katılanın ve babasının kartlarını kullanarak gerek araçların yakıtı, gerekse diğer giderlere ödeme yapıyordum, bu kartlardan nakit para çekmek mümkün değildir, ancak alış veriş yapmak mümkündür, bu nedenle nakit para gerektiğinde altın alıp bunu da nakte çeviriyorduk, şikayetçinin kuyumcudan altın alırken teşhis ettiği olayda bunlardan birisidir, zaten alış verişte kullandığımız katılanın ve babasının kartlarını birlikte kullanıyorduk, katılanın nakit parasını aldığım konusundaki iddiasıda doğru değildir” şeklindeki savunması ve şikayetçinin temyiz aşamasında verdiği 04.02.2014 dilekçe içeriği de dikkate alındığında, suça konu kartın çalınması nedeniyle bankaya çalıntı ihbarı yapılıp yapılmadığı, suç tarihinden önce yapılan başka kuyumcu alışverişleri olup olmadığının saptanıp varsa kim tarafından yapıldığının işyeri sahiplerinden sorulması, hırsızlık suçuna konu olan çekle ilgili çalıntı iptal işlemi için ilgili bankaya başvuru yapılıp yapılmadığı, buna ilişkin mahkemeden karar alınıp alınmadığı, suça konu çekle ilgili ödemenin gerçekleşip gerçekleşmediğinin şikayetçiden ve ilgili bankadan sorulması, şikayetçiden 04.02.2014 tarihli dilekçe içeriği hakkında bilgi alınması, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilip sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeye dayanılması, sübutu halinde şikayetçinin zararının bulunmadığını bildirmesi karşısında bu hususta sorulup etkin pişmanlık hükümleri yönünden değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.01.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.