YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/10
KARAR NO : 2017/4964
KARAR TARİHİ : 03.05.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Hükümlülük
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkındaki Dairemizin 28.11.2016 gün ve 2016/8642-10876 esas ve karar sayılı bozma kararı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.12.2016 tarihli itirazı üzerine oyçokluğuyla kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, sübuta yönelik temyiz itirazı yerinde görülmediğinden reddiyle hükmün ONANMASINA, 03.05.2017 gününde üyeler … ve …’un itirazın reddi yönündeki muhaletefi ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Suçun niteliğinin değişmesi yanında cezanın arttırılması veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek haller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkmışsa ek savunma imkanı verilmesi gerekir.
Sanık hakkında düzenlenen iddianamede, 5237 sayılı Kanun’un 245/1-5 maddesi uyarınca cezalandırılması için sevk maddesi gösterilerek hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin (lehine) uygulanması talep edilmiştir. Ancak yargılama aşamasında etkin pişmanlık koşullarının oluşmadığı tespit edildiğinden isabetli olarak uygulanmamıştır. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması sanığın talep edilen sevk maddesine göre cezasını arttırıcı bir durum yaratmaktadır. Cumhuriyet Savcısının dahi TCK’nun 168. maddesinin koşullarının oluşmadığını doğru tespit edememesi karşısında sanığın etkin pişmanlık koşullarının oluşmadığını bilerek savunma yaptığını ileri sürmek mümkün değildir. Bu nedenle bozma gerekçeleri yerinde görülmekle, itirazın reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyoruz.03.05.2017