Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2017/17733 E. 2018/2054 K. 27.02.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/17733
KARAR NO : 2018/2054
KARAR TARİHİ : 27.02.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : Hükümlülük

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezanın süresi itibariyle sanık müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318 maddesi gereğince REDDİ,
Gerekçeli karar başlığında suç adının başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması yerine iftira olarak yazılmasının mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin, bir sebebe dayanmayan temyiz itirazı yerinde görülmediğinden reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 20.02.2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

268. maddedeki suçun oluşması için öncelikle, fail tarafından işlenen bir suçun bulunması gerekmektedir. Başka deyişle iftira suçunun aksine, bu madde bakımından gerçek bir suçun işlenmesi ve bu suçun faili ile 268. maddedeki eylemin failinin aynı kişi olması zorunludur.
İşlenmiş olması gereken suçun kasıtla veya taksirli suç olması arasında bir fark bulunmamaktadır. Fakat, maddede yalnızca suçtan söz edilmekle, kabahatler veya disiplin eylemleri madde kapsamında değildir.
Maddedeki ifade biçiminin hatalı olduğu söylenebilir ise de, mevcut düzenleme karşısında, failin gerçekte o suçu işlememiş bulunduğunun anlaşılması halinde, başkasının kimlik bilgilerini kullanma eyleminin 268. maddedeki suçu oluşturmadığını kabul etmek, kanunilik ilkesi bakımından zorunlu görülmektedir. Bu tür eylemlerde 206. maddenin uygulanması gereklidir.
Hırsızlık suçundan verilen ve kesinleşen beraat kararı karşısında hukuken sanığın işlediği bir suç bulunmadığının kabulünde zorunluluk bulunduğu halde kolluk görevlisine (düzenlenecek bir belgeye esas olarak) beyanda bulunurken, başkasına ait kimliği veya bilgileri kullanma eylemi 268. maddeyi değil 206. maddedeki suçu oluşturmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında araç hırsızlığı suçu şüphelisi olarak teşhis edilmesi üzerine hakkında soruşturmaya başlandığı sırada kimliğini … olarak beyan eden sanığın hakkında araç hırsızlığı suçundan da dava açıldığı bu suçtan beraat ettiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmakla; kesinleşen beraat kararı karşısında sanığın “işlediği bir suçtan” söz edilemeyeceği cihetle TCK.nun 268. maddesinde tanımlanan suçun unsurları oluşmayıp sanığın TCK.nun 206. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir. 27.02.2018