YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/25878
KARAR NO : 2018/12273
KARAR TARİHİ : 06.11.2018
6136 sayılı Yasaya aykırılık ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokacak şekilde silahla ateş etme suçlarından sanık … hakkında 09.06.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar kaldırılarak hükmün açıklanmasına ve 6136 sayılı Yasanın 13/1, 5237 sayılı TCK.nun 170/1-c maddeleri ve fıkraları uyarınca mahkumiyetine dair; ADANA 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2017 gün ve 2017/111 esas, 2017/424 karar sayılı hükmünün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi:
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; bozmaya uyularak yapılan yargılamaya göre; Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nün 11.05.2012 tarihli raporunda; “ele geçen kuru sıkı tabancanın namlusunun içerisinde gaz ayırıcı parçasının mevcut olduğu, orijinal halini muhafaza ettiği ancak çapına uygun ses fişeklerinden tadil edilerek, uç kısımlarına namlunun içerisinden geçebilecek büyüklükte metal bilye ya da kurşun kütle takılan yasak niteliği haiz fişekleri de atabildiğinin değerlendirilmesi , Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın söz konusu tabancaya ait aynı seriden fabrikasyon orjinal örneklerinin dairelerinde bulunmaması nedeniyle tabanca üzerinde değişiklik yapılıp yapılmadığı hususunda mütalaa verilemeyeceğinin belirtilmesi ve olayda özel yapım mermi de ele geçirilememiş olması ve sanığın savunması karşısında, savunmasının aksine ele geçen tabancanın vasıflarını bilerek bulundurduğuna dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
II- Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede ise; silah niteliğinde bulunmayan kuru sıkı tabanca ile havaya ateş etme eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 170/1-c madde ve fıkrasında tanımlanan ve içinde silah öğesi bulunan suç tipine uygun bulunmadığı, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 36/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan gürültüye neden olma kapsamında olup idari yaptırımı gerektirdiği, ancak anılan Yasanın 20/2-c maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, kabahat tarihinden karar tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmakla sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi
mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının konusu eylemin oluşturduğu kabahatin zamanaşımına uğraması nedeniyle 5226 sayılı Kabahatler Kanunun 20/2-c maddesi gözetilerek “İdari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına”, 06.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.