Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2017/281 E. 2017/5175 K. 08.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/281
KARAR NO : 2017/5175
KARAR TARİHİ : 08.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Hükümlülük

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, aynı gerekçelerle adli para cezasına esas birim gün sayısının alt sınırın üstünde belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
2- Sanığın, katılana ait kredi kartını değişik zamanlarda kullandığının anlaşılması karşısında TCK.nun 245/1. maddesi uyarınca belirlenen temel cezadan aynı yasanın 43/1. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. ve 326/son maddeleri gereğince BOZULMASINA, 08.05.2017 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık … hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece TCK.nun 245/1, 62. maddeleri gereğince mahkumiyetine ilişkin kararın, sayın çoğunluğun bozma gerekçesine aşağıdaki nedenlerle ve değişik gerekçe ile bozulması görüşündeyim.

Dosya kapsamına göre katılan … ile sanık …’ın yakın arkadaş oldukları, 29.07.2011 tarihinde birlikte lokantaya giderek alkol aldıkları ve aynı gün saat 10:49:27’de birlikte Finansbank ATM’sinden para çekimi yaptıkları, sanığın ayrıca aynı gün saat 18:32, 23:54’de ATM’den işlem yaptığı anlaşılmaktadır.

Katılan, en son 29.07.2011 tarihinde işlem yapılan kartı ile ilgili olarak 20.08.2011 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunmuştur.

Diğer yandan katılan, 2-3 gün sonra kartının kaybolduğunu bankaya bildirdiğini şikayet dilekçesinde ifade etmiştir.

Ancak, bankanın cevabi yazılarında, katılanın başvurusuna ilişkin bir açıklama olmadığı gibi, kartın kaybolduğu iddia olunan ve 2-3 gün sonra bankaya bildirimde bulunulduğu belirtilmesine rağmen yirmi gün sonra şikayette bulunulması izah edilebilir bir durum değildir.

Bu durumda katılanın beyanına değil, sanığın aksi kanıtlanamayan savunmasına itibar edilerek katılana ait kartın rıza ile kullanıldığının kabulü ile unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmelidir.

Bu itibarla, yerel mahkemenin mahkumiyete ilişkin kararının bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılma olanağı olmamıştır. 08.05.2017