YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/8148
KARAR NO : 2019/5946
KARAR TARİHİ : 30.04.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, iftira
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1)Sanık hakkında iftira suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın şüpheli sıfatıyla alınan ifadesinde hakkında çıkarılan yakalama emrinin infaz edilmemesi amacı ile karakol komutanlığında görevli olan … ve …’e rüşvet verdiğini beyanla cazalandırılmalarını talep etmiş olması ve soruşturma sonucu mağdurlar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması karşısında yerel mahkemece unsurları itibariyle sabit olan suçtan mahkumiyet kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki aksi yöndeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Tek bir fiil ile birden fazla mağdura yönelik iftira suçunu işlediği anlaşılan sanığın cezasında, zincirleme suç hükümlerine göre TCK.nın 43. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2)Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde ise;
İftira suçunun özel bir halini düzenleyen TCK.nın 268. maddesinde öngörülen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için, kişinin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanmasının gerektiği; somut olayda, hakkında yakalama emri çıkarılan sanığın, kolluk kuvvetlerince yapılan kimlik kontrolü esnasında hakkındaki yakalama kararının yerine getirilmesini ve işlem yapılmasını engellemek amacıyla kendisini kardeşi … olarak tanıtması ve mağdur hakkında tutanak düzenlenmediğinin anlaşılması karşısında, eylemin idari yaptırımı gerektirdiği ancak anılan Yasanın 20/2…c maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, kabahat tarihinden temyiz incelemesine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmakla sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmekle hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davasının konusu eylemin oluşturduğu kabahatin zamanaşımına uğraması nedeniyle 5226 sayılı Kabahatler Kanunun 20/2…c maddesi gözetilerek “İdari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına” 30.04.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.