Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2018/1981 E. 2018/12581 K. 12.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1981
KARAR NO : 2018/12581
KARAR TARİHİ : 12.11.2018

6136 sayılı Ateşli Silahlar Ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan sanık …’nın, anılan Kanun’un 13/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 375,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Burhaniye Asliye Ceza Mahkemesinin 28/12/2007 tarihli ve 2007/362 esas, 2007/531 sayılı kararının Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 01.07.2010 tarihli ve 2010/7089 esas, 2010/9643 karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesini müteakip, devam eden kovuşturmada 6136 sayılı Kanun’un 13/1 ve 5237 sayılı Kanun’un 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 375,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/6. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin BURHANİYE Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2010 tarihli ve 2010/361 esas, 2010/464;
6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan sanık …’nın, anılan Kanun’un 13/1 ve 5237 sayılı Kanun’un 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 366,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2007 tarihli ve 2006/30 esas, 2007/288 sayılı kararlarını kapsayan dosyasıyla ilgili olarak;
Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2007 tarihli ve 2006/30 esas, 2007/288 sayılı kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11.02.2009 tarihli ve 2008/2199 esas, 2009/2489 karar sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, aleyhine kanun yararına bozma yoluna başvurulmasına kanuni olanak bulunmamakla birlikte, konunun 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi gereğince anılan Yargıtay onama ilamına itiraz olarak merciince değerlendirilmesi gerektiğinden, aleyhine kanun yararına bozma yoluna müracaat edilmeyerek yapılan incelemede,
Dosyalar kapsamına göre, hükümlünün talebi üzerine mahkemesince, hükümlünün tek bir ateşli silah taşıma suçundan dolayı 08.08.2005 tarihli eyleminden Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde, 29.08.2005 tarihli eyleminden Burhaniye Asliye Ceza Mahkemesince yargılanarak mahkum edildiğinden ve Burhaniye Asliye Ceza Mahkemesinin kararının verildiği tarih itibariyle Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşmiş karar bulunması nedeni ile 5271 sayılı Kanun’un 311/1-e maddesi gereğince hükümlünün talebinin değerlendirilmesi için Burhaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesine bildirimde bulunulmuş ve Burhaniye 1. Asliye Ceza Mahkemesince de kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğu anlaşılmış ise de,
Burhaniye Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2010 tarihli ve 2010/361 esas, 2010/464 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar verilerek, kararın itiraz edilmeden 17.12.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından, kurulan hükmün hükümlü hakkında henüz hukuki bir sonuç doğurmadığı, 5271 sayılı Kanun’un 311/1. maddesi gereğince hükümlü hakkında kesinleşmiş bir hükümle sonuçlanmış davanın henüz bulunmadığı, buna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmesinin mümkün olmaması, keza her iki suçta kullanılan silahın aynı silah olup olmadığının halen belli olmaması, bu kapsamda suç tarihleri de dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi gereğince aynı suça ilişkin iki ayrı eylem bulunmasından dolayı zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi açısından her iki dava dosyasının birleştirilerek birlikte değerlendirilmesi gerektiği düşünüldüğünden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 24.01.2018 gün ve 2017/11063 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2018 gün ve KYB/2018-7987 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamına göre; sanığın 8.8.2005 tarihinde Sakarya ili Geyve ilçesinde 6136 sayılı yasaya aykırılık suçunu işlediği, bu dosyada bir adet 9 mm çapında kovan ele geçtiği, ancak suça konu tabancanın ele geçmediği ve ele geçen kovan üzerinde de bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, sanık hakkında bu eylem nedeniyle Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 3.10.2007 tarih, 2006/30-2007/288 esas-karar sayılı kararı ile verilen mahkumiyet hükmünün Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 11.02.2009 tarih, 2008/2199-2009/2489 esas-karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği; sanığın bu eylemden sonra, 30.08.2005 tarihinde, Balıkesir ili Burhaniye ilçesinde suça konu bir adet 9 mm çapında silahla yakalandığı ve bu eylem nedeniyle de Burhaniye Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.11.2010 tarih, 2010/361-464 esas-karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Sanığın 6136 sayılı kanun kapsamında bir veya daha fazla silahı taşımasının temadi eden tek suç oluşturacağı, ancak sanıkta ele geçen silah sayısı, kastın yoğunluğu, tehlike ile zararın ağırlığı, suçun işlenmesindeki özellikler gözetilerek TCK.nun 3 ve 61/1. maddeleri uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini gerektiği gözetilerek; 08.08.2005 tarihli eylemde ele geçirilen kovan üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp, kovanın 30.08.2005 tarihinde ele geçen silahtan atıldığının tespiti halinde davanın reddine, aksi halde sanıkta iki adet silah bulunduğu gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak tayin olunan cezadan, daha önce kesinleşen Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen cezanın mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Burhaniye Asliye Ceza Mahkemesi’nin 25.11.2010 gün ve 2010/361 esas 2010/464 karar sayılı kararının CMK.nun 309/4-4. maddesi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.11.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.