Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2018/3002 E. 2018/4566 K. 24.04.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3002
KARAR NO : 2018/4566
KARAR TARİHİ : 24.04.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6136 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine,incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak:
Sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilen bozmadan önceki 10.02.2015 tarihli ilk hükümde, 6136 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca verilen hapisten çevrili 6000 TL ve doğrudan verilen 500 TL adli para cezası olduğu halde, CMK.nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilmeden yazılı şekilde ceza tayini,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince bu hususta karar verilmesi mümkün bulunduğundan sonuç cezanın belirlendiği bölümden sonra, ”CMUK.nun 326. maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek hapisten çevrilen 6000 TL ve doğrudan verilen 500 TL adli para cezası üzerinden infazına” ibaresinin hükme eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.04.2018 gününde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanığın adli sicil kaydında yer alan mahkumiyet kararı TCK.nun 86/2 maddesi uyarınca kesin nitelikte hükmedilen 2000 TL adli para cezasından ibarettir. Bilindiği üzere kesin nitelikteki bu kararlar tekerrüre esas alınmamaktadır. Zira herhangi bir ikinci derece yasa yolu denetiminden geçmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2008/11…250 E, 2009/13 K sayılı ilamında da tekerrür için gerekli olan sürelerin geçmiş olması halinde bunların hükmün açıklanmasının geri bırakılması için “kesinleşmiş mahkumiyet hükmü” sayılarak kurumun uygulanmasına teşkil etmemesi gerektiği belirtilmiştir. Nitekim Dairemiz de 25.05.2017 tarihli bozma ilamında adli sicil kaydındaki kararın suç tarihi itibariyle engel nitelikte bulunmadığını bu nedenle subjektif koşulların değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamış olup, sonuç itibariyle suç tarihinde engen sabıkası olmayan, diğer objektif şartların oluştuğu ve subjektif şartlar da olumlu değerlendirilerek cezası ertelenen sanık hakkında CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlerin uygulanması gerektiğinden inceleme konusu kararın bozulması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmiyorum. 24.04.2018