Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2018/3536 E. 2020/11122 K. 09.03.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3536
KARAR NO : 2020/11122
KARAR TARİHİ : 09.03.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İftira
HÜKÜM : Mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği; somut olayda, sanığın, yargılandığı Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/104 E. sayılı dosyanın 19.04.2015 tarihli duruşmasında, cezaevinde aynı koğuşta kaldıkları ve katılan avukatın başka bir davada müdafisi olduğu tanık …’ın, kendisine koğuşta iken yanlarında … ve … isimli şahıslar olduğu halde suçu üstlenmesi karşılığında para teklifini ilettiğini, kendisi ile aynı davada birlikte yargılanan ve katılanın müdafiliğini yaptığı …’ın tahliye olmasını istediğini, avukat olan katılanın kendisine doğrudan böyle bir teklif iletmediğini, bu teklifi …’dan duyduğunu beyan ettiği, …’in tanık sıfatı ile alınan ifadesinde olayı tam olarak bilmemekle birlikte koğuşta suçu üstüne alıp almama konusunda … ve … arasında tartışma olduğunu beyan etmesi, sanığın beyanında katılanın doğrudan kendisine bu şekilde teklifte bulunmadığını, bu teklifin kendisine … vasıtası ile dolaylı olarak geldiğini ifade etmesi, katılanın sanık ile birlikte yargılanan ve aralarında menfaat çatışması bulunan … Hekimoğlu ile tanık …’ın müdafisi olması, sanığın savunması ve dosya içeriğine göre, sanığın iddialarının kısmen maddi vakalara dayandığının anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin, Anayasanın 74. maddesinde düzenlenen anayasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla, yasal unsurları itibariyle oluşmayan suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Temel cezanın belirlenmesinde TCK.nın 61/1. maddesinde gösterilen ölçütler nazara alınmak suretiyle, TCK.nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde, suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçe ile teşdiden 2 yıl 6 ay hapis olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.