Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2018/7328 E. 2018/13100 K. 21.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7328
KARAR NO : 2018/13100
KARAR TARİHİ : 21.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:
5275 sayılı Kanunun 105/A-8 maddesinde; “Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292. ve 293. maddelerinde yazılı hükümler uygulanır.” hükmü düzenlenmektedir. Anılan düzenlemede “denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeme” ve “kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmama” iki seçimlik hareket olarak belirtilmiştir. Somut olayda; sanığın, hakkında uygulanmasına karar verilen denetimli serbestlik tedbiri nedeniyle Gebze Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ne kimliği olmadan süresinde başvurduğu, kimliği olmadığı için ek süre verilmesine rağmen bu sürenin sonunda da müdürlüğe usulüne uygun geçerli bir başvuruda bulunmadığı anlaşılmaktadır. “Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeme” şeklinde gerçekleşen sanığın eyleminin, anılan hükmün kapsamında kaldığı, bu aşamaya kadarki hali itibariyle mezkur suçu oluşturduğu, sanık hakkında İnfaz Hakimliği’nden kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı aldırılmasının suçun oluşumuna etki sağlamayacağı; kaldı ki, Gebze İnfaz Hakimliği’nin 16.07.2014 tarihli 2014/199 Esas ve 2014/205 karar sayılı kapalı ceza infaz kurumuna iade kararının 26.09.2014’te usulüne uygun olarak sanığa tebliğ edildiği anlaşıldığından tebliğnameki bu hususa yönelik bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel ceza belirlenirken uygulama maddesinin “5275 sayılı Kanun 105/A-8. maddesi yollamasıyla 292. maddesi” olduğu belirtilmeyerek CMK.nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1. Fıkrasında “eylemine uyan” ibaresinden sonar gelmek üzere “5275 sayılı Kanunun 105/A-8. maddesi delaletiyle” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.