Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2018/8519 E. 2018/12415 K. 08.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/8519
KARAR NO : 2018/12415
KARAR TARİHİ : 08.11.2018

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Eziyet
HÜKÜM : Mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın eşine karşı işlediği kabul edilen kasten yaralama eyleminin bir bütün halinde eziyet suçu kapsamında kaldığı gözetilmeden ayrıca fiil bölünerek yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi karşısında, kasten yaralama suçu nedeni ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararındaki hükmün kanun yararına bozma yoluyla ortadan kaldırılması mümkün görülmüştür.
Sistematik olarak ve belli bir süreç içinde kasten yaralama, hakaret, tehdit ve cinsel taciz niteliği taşıyan, insan onuruyla bağdaşmayan, mağdurun bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine ve aşağılanmasına yol açan davranışların eziyet suçunu oluşturacağı cihetle oluş,dosya kapsamı, mağdurun beyanları ve bu beyanlarla uyumlu olan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’nun 26.07.2013 tarihli raporunda mağdurun vücudunda eski ve yeni oluşmuş nitelilkte çok sayıda tramvatik lezyon saptandığının belirtilmiş olması nedeniyle; sanığın eyleminin eziyet olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında eşine yönelik eziyet suçundan hüküm kurulurken doğrudan TCK’nun 96/2-b maddesi uyarınca cezalandırılması yerine, önce aynı Kanunun 96/1. maddesiyle hüküm kurulduktan sonra 96/2-b maddesinin uygulanması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya,dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre ,katılan vekilinin alt sınırdan ceza tayin edilip takdiri indirim uygulanmasına; sanık müdafiinin sübuta ve eksik inceleme ile karar verildiğine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükmün ONANMASINA, 08.11.2018 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık … hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece eziyet suçundan TCK.nun 96/1, 96/2-b, 62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyetine dair kararın onanması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne aşağıdaki nedenlerle katılma olanağı olmamıştır.
Şikayetçi …’in 25.07.2011 günlü Kemalpaşa Polis Merkezi Amirliğince alınan ifadesinde eşi olan sanıkla dokuz yıldır evli olduğunu, eşinin kendisine devamlı şiddet uyguladığını, olay günü de sanığın facebook sitesine giriş yapması nedeniyle tekme tokat ve kafasına bardakla vurduğunu, kafasına ve vücüdunun çeşitli yerlerine vurulduğunu beyanla şikayetçi olmuştur.
Mağdurenin sevk edildiği Adli Tıp Bakırköy Şube Müdürlüğünce düzenlenen 23.07.2011 tarihli raporda mağdurenin, yanak, dirsek, kol, bacak gibi bölgelerinde laseresyon ve ekimoz gibi tespitlere yer verildiği görülmüştür.
Raporda, mağdurenin ”anksiyöz ve depresif görünümde olduğu, kendisine yapılan darpları anlatırken gülmelerinin olduğu…” ve ayrıca sigara yanığı olarak değerlendirilen bulgularında tıbbi tespite göre değil kişinin söylemlerine nazaran belirtildiği görülmüştür.
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu’nun 26 Temmuz 2013 tarihli raporunda da aynı bulgu ve tespitlere yer verildikten sonra vücudundaki eski ve yeni oluşmuş nitelikdeki lezyonların DEPRESİF belirtilerin eşlik ettiği POST TRAVMATİK STRES BOZUKLUĞUNA neden olduğu açıklanmıştır.
Sanık aşamalardaki savunmalarında, aralarındaki tartışma sonrası eşi şikayetçinin kafasına vurduğunu daha önce dövmediğini beyanla suçlamaları reddetmiştir.
Beyanlarına başvurulan tanıklar …, …, …, … ve … sanık ile şikayetçi arasında arasıra tartışma olduğunu ancak sanığın şikayetçiyi dövdüğünü ve kötü davrandığını görmediklerini beyan etmişlerdir.
Şikayetçiye ait raporda kafa, kol, dirsek ve bacakta birçok bulgu olduğu, ancak şikayetçide aynı zamanda depresif belirtilerinde yer aldığı ve muayene arasında soruları gülerek cevaplaması gözönüne alındığında bazı lezyonların mağdure tarafından oluşturulabilmesi olasılığı bulunmaktadır.
TCK.nun 96. maddesinde düzenlenen Eziyet Suçu ‘’ Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışlar…’’ şeklinde tanımlanmıştır. Madde metninde eziyet teşkil eden hareketlerin veya davranışların neler olduğu gösterilmemiştir.
TCK.nun 96. maddesinin gerekçesinde ‘’ Eziyet olarak bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden açı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlarda bulunulması gerekir. Aslında bu fiiller kasten yaralama, hakaret, tehdit, cinsel taciz niteliğini taşıyabilir. Ancak bu fiiller ani olarak değil, sistematik bir şekilde ve belli bir süreç içinde işlenmektedir. Bir süreç içinde süreklilik arz eder bir tarzda işlenen eziyetin özelliği, işkence gibi kişinin psikolojisi ve ruh sağlığı üzerindeki tahrip edici etkilerinin olmasıdır. Bu etkilerin uzun bir süre ve hatta hayat boyu devam etmesi…’’ şeklinde açıklama getirilmiştir.
Madde gerekçesine göre eziyet; ‘’sistematik bir şekilde kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan, bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, aşağılanmasına yol açacak nitelikte olmalıdır.’’ (Artuk-Gökşen- Yenidünya TCK. şerhi 3. cilt s.2490)
Eziyeti oluşturan davranış ve hareketlerin belirli bir süre içerisinde ve sistematik olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Söz konusu fiiller belirli bir plan ve tavır çerçevesinde ve belirli bir süreçte işlenmelidir. Belli bir süre devam etmeyen davranış veya hareketlerin eziyet olarak tanımlanmasına imkan yoktur.
Nitekim Yargıtay Ceza Daireleri de;
– Lise servisinde birlikte seyahat eden son sınıf öğrencilerinin birinci sınıf öğrencisini sürekli tartaklamaları,
– İş yerindeki birini istifaya zorlamak için sürekli cinsel sataşmada bulunulması,
– Kişiyi süreklilik arz edecek şekilde soğuk suyun altında tutma
– Süreklilik arz edecek şekilde saç çekmek,
Şeklindeki hareketleri eziyet olarak kabul etmiştir.
Tüm fiillerde görüldüğü üzere suçun temel unsuru sürekliliktir. Eziyet teşkil eden davranış ve hareketler sistematik şekilde belirli bir süre devam etmelidir.
Somut olayda, karı-koca olup yaklaşık dokuz yıldır evli olan şikayetçi ile sanık arasında zaman zaman sorunlar yaşandığı 25.07.2011 günü de kıskançlık sebebiyle çıkan tartışmada sanığın şikayetçiyi yaraladığı sabit ise de vücudundaki tüm bulguların sanık tarafından meydana getirildiği ve bunun süreklilik arzettiği ve sistematik şekilde devam ettiğine, sanığın eziyet boyutuna ulaşan fiillerinin tespit olunmaması karşısında sanığın kasten yaralama suçu yerine eziyet suçundan mahkumiyetine dair yerel mahkeme kararının bozulması gerekmektedir.
Bu itibarla, yerel mahkeme kararının onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.