Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2019/11228 E. 2019/14553 K. 09.12.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/11228
KARAR NO : 2019/14553
KARAR TARİHİ : 09.12.2019

Mala zarar verme suçundan suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 31/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesinin 07/06/2018 tarihli ve 2016/449 esas, 2018/309 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre; sanık hakkında mala zarar verme suçu ile birlikte işlediği işyeri dokunulmazlığını ihlal ve nitelikli hırsızlık suçları yönünden verilen mahkumiyet kararlarının istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 19/11/2018 tarihli ve 2018/2270 esas, 2018/2287 sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan verilen 1.000,00 Türk lirası adli para cezasına ilişkin olarak kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda değerlendirme yapılması amacıyla ilk derece mahkemesince Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına, nitelikli hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlarından verilen hükümler yönünden ise; “…Suça sürüklenen çocuk …’in müştekinin de hazır olduğu celsede bizzat pişmanlık göstererek müştekinin zararını karşılamak istediğini belirtmesine rağmen her iki suça sürüklenen çocuğu oturduğu mahalleden tanıdığını belirten müştekinin suçtan oluşan maddi zararın giderilmesini talep etmediğini, ödemeyi kabul etmeyeceğini belirtmesi karşısında suça sürüklenen çocuk lehine etkin pişmanlığa ilişkin TCK’nun 168/2 maddenin uygulanması gerekirken uygulanmaması hatalı olmuş ise de bu husus yeniden yargılamayı getirmediğinden;..DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE…” şeklinde karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun kovuşturma evresinde 29/12/2016 tarihli oturumda bizzat pişmanlık göstererek müştekinin zararını karşılamak istediğini belirttiği, müştekinin ise suça sürüklenen çocuğu oturduğu mahalleden tanıdığını belirterek oluşan maddi zararın giderilmesini talep etmediği ve ödemeyi kabul etmeyeceğini belirttiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk lehine etkin pişmanlığa ilişkin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168/2. maddenin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 29.03.2019 gün ve 93 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2019 gün ve KYB/2019/37538 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Hükümlünün mağdurun da hazır olduğu celsede bizzat pişmanlık göstererek zararı karşılamak istediğini belirtmesine rağmen mağdurun hükümlüyü oturduğu mahalleden tanıdığını, zararın giderilmesini talep etmediğini ve ödemeyi kabul etmeyeceğini belirtmesi karşısında hükümlü lehine etkin pişmanlığa ilişkin TCK’nın 168/2 maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Bakırköy 4. Çocuk Mahkemesi’nin 07.06.2018 gün, 2016/449 esas, 2018/309 sayılı kararının CMK.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükmün sair yönlerinin aynen muhafazasına, ancak; hükümden 3 ve 4. fıkraların çıkarılarak yerine; ‘‘hükümlü etkin pişmanlık gösterdiğinden, hakkında 5237 sayılı TCK.nın 151/1 ve 31/2 maddeleri uyarınca hükmedilen 60 gün adli para cezası TCK.nın 168/2. maddesi gereğince takdiren 1/2 oranında indirilerek 30 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükümlüye verilen adli para cezasının, hükümlünün sosyal ve ekonomik durumu ile diğer şahsi halleride göz önünde bulundurulmak suretiyle bir gün karşılığı 5237 sayılı TCK.nın 52/2. maddesi gereğince takdiren 20 TL kabul edilerek 500 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA’’ ibarelerinin yazılmasına, infazın bu şekilde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 09.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.