YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/16814
KARAR NO : 2021/4564
KARAR TARİHİ : 24.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : İftira, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Sanık hakkında katılan …’na yönelik iftira suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, somut olayda; sanığın savunmasında; olay günü yeğeni olan katılan …’nin kendisinden cep telefonunu istediğini,cep telefonunun vermesi üzerine yaklaşık 1 saat cep telefonunun katılan …’de kaldığını, bu nedenle mesajların katılan tarafından gönderilmiş olabileceğine dair beyanda bulunduğu, katılan …’nin de sanıkla köy kahvehaneside oturdukları sırada sanığın katılan … ile cep telefonundan mesajlaştıklarını belirttiğine dair anlatımı, mesajların da yaklaşık 1 saatlik zaman diliminde gerçekleşmesi karşısında; sanığın eyleminin savunma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla sanığın iftira kastıyla hareket ettiğinin açıkça belirlenememesi nedeniyle unsurları itibariyle oluşmayan atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2-Sanık hakkında katılan … …’e karşı kişilerin huzur ve sükunu suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik Cumhuriyet Savcısı tarafından yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.03.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.