YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/28355
KARAR NO : 2021/2657
KARAR TARİHİ : 22.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Mağdur …’ın temyizine ilişkin yapılan incelemede,
Mağdurun kovuşturma aşamasında alınan beyanında sanıktan şikayetçi ve davacı olmadığını beyan etmek suretiyle katılan sıfatını almadığı anlaşılmakla, hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Sanık hakkında kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısı ve sanık tarafından yapılan temyiz taleplerinin incelenmesine gelince,
a- Başka suçtan aynı yer cezaevinde hükümlü iken savunması alınan ve duruşmalardan bağışık tutulma talebi bulunmayan sanığın, hükmün verildiği oturuma getirtilmeyerek ya da talebi halinde SEGBİS sistemi ile hazır bulundurulmayarak savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılması,
b- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK’nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu oluşur.
Somut olayda, olay günü alkollü araç kullanması nedeniyle sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak ya da başka suçtan işlem yapılmayıp emniyet görevlilerince sadece kabahat sayılan eyleminden dolayı trafik ceza tutanağı düzenlenmesi sırasında mağdura ait kimlik bilgilerinin kullanılmasından ibaret eylemin TCK’nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı ve hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.