Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2019/3890 E. 2021/19291 K. 19.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3890
KARAR NO : 2021/19291
KARAR TARİHİ : 19.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Beraat

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Katılan mağdurenin babası olan müşteki …’in, kızının, nüfus kayıtlarında 3 yaş küçük yazıldığını, 1996 yılında evde doğduğunu beyan ettiği, mağdurenin gerçek yaşınını tespiti konusunda alınan 09.05.2013 tarihli sağlık kurulu raporunda, radyoloji uzmanının imzasının bulunmadığı anlaşılmakla, mağdurenin yaş tespitine esas olacak şekilde kemik grafileri çektirilerek tam teşekküllü bir hastaneden, içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınması, 5271 sayılı CMK.nın 218/2. maddesi gözetilerek gerçek yaşının saptanmasından sonra, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
09.05.2013 tarihi sağlık raporu ile mağdurenin gerçek yaşının 17 olduğunun tespit edilmesi karşısında, suç tarihinde 16 yaşında olduğu tespit edilen mağdurenin, aralarında gönül ilişkisi bulunan arkadaşı olan sanık ile rızasıyla gittiği, kanunî temsilcilerinin bilgisi ve rızası dışında kalmakta olduğu evi terk eden mağdureyi cebir, tehdit veya hile kullanmaksızın ve mağdurenin ailesi veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutan sanığın eyleminin, TCK.nın 234/3. maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğu anlaşılmakla,
a) 5237 sayılı TCK.nın 234/3 maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunun, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK.nın 253. maddesi uyarınca, uzlaştırma kapsamında kalması nedeniyle, ceza muhakemesi şartı olan uzlaştırma hükümlerinin uygulanması zorunlu olduğundan, öncelikle uzlaştırma girişiminde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1 maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.