YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3901
KARAR NO : 2021/21475
KARAR TARİHİ : 23.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, hakaret, tehdit, iş yeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık …’ın, sanıklar …, … ve …’ı, azmettirmek suretiyle, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik, sadece katılan … vekilinin temyiz talebi bulunduğu tespit edilmiştir.
1- Sanıklar …, … ve … hakkında, katılan …’e yönelik eylemleri nedeniyle, hakaret suçundan kurulan hükümlere ilişkin yapılan temyiz incelemesinde;
Sanıklar hakkında, hakaret suçundan tayin edilen adli para cezalarının, nevine ve miktarına göre hükümlerin, 6217 sayılı Yasanın 26. maddesiyle 5320 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 2. madde uyarınca, kesin nitelikte olup, temyizi olanaklı olmadığından, sanıklar müdafinin, temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık … hakkında hakaret, tehdit ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan beraat hükümlerine ilişkin, katılan … vekilinin talebine yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen suçun yasa maddesinde öngörülen cezalarının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, 5237 sayılı TCK.nın 66/1-e maddesinde belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan, 15.07.2013 tarihindeki ilk sorgudan, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları, bu nedenle yerinde görülmekle, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, anılan Yasanın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK.nın 66/1-e ve CMK.nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞÜRÜLMESİNE,
3- Sanık … hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme ilişkin, katılan … vekilinin talebine yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Oluşa ve dava dosyası kapsamındaki tüm delillere göre mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Mahkemece kanıtlar değerlendirilip, gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı, usul ve yasaya uygun bulunduğundan, katılan vekilinin suçun unsurlarının oluştuğuna yönelik temyiz itirazının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
4- Sanıklar …, …, … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit, kasten yaralama, konut dokunulmazlığını ihlal etme, sanık … hakkında mezkur suçlara azmettirme ve hakaret, sanık … ve … hakkında ise kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık …’un, katılan …’i kaçmaya çalıştığı sırada yakalayarak boğazından tuttuğu, geriye çektiği ve tekme ile yüzüne vurduğu anlaşılmakla, sanığın, diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde, eylemini gerçekleştirmesi karşısında, tebliğnamedeki bozma isteyen C-3 no’lu düşünceye iştirak edilmemiştir.
a- Konut dokunulmazlığını ihlal suçunun, birden fazla kişi ile birlikte gerçekleştirilmesi karşısında, sanıklar …, …, … ve … hakkında, TCK’nın 119/2-c maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
b- Sanık … hakkında, hem fail hem de azmettiren sıfatıyla, atılı suçlardan dava açılarak hükümler kurulduğu anlaşılmakla, sanığın, diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içerisinde tek bir fiil gerçekleştirmesi karşısında, TCK’nın 38. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
c- Sanık … hakkındaki hükmün B-1 fıkrasında, kısa kararda suçun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, gerekçeli kararda ise, konut dokunulmazlığı ihlal olarak yazılması suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması,
d- Sanıklar …’ın, katılan …’e yönelik kasten yaralama eylemini sopayla, sanıklar …, … ve …’ın ise, sehpa ayağı ve süs eşyası niteliğindeki ok-yay takımı ile gerçekleştirmeleri karşısında, sanıklar hakkında, TCK’nın 86/3-e maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
e- Suç tarihinde, katılan … ile arasındaki boşanma davasına ilişkin kararın henüz kesinleşmemiş olması karşısında, katılanın henüz resmi nikahlı eşi olan sanık …’ın, kasten yaralama suçuna ilişkin eylemini eşine karşı gerçekleştirmesi karşısında, hakkında TCK.nın 86/3-a. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
f- Suç tarihinde, sanık … ile katılan … arasındaki boşanma davasına ilişkin kararın, henüz kesinleşmediği hususu dikkate alındığında, sanık … hakkında, TCK’nın 29. maddesinde belirtilen haksız tahrik hükmünün uygulanma koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılmaması,
g- Sanıklar …, …, … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal ve kasten yaralama, … ve … hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerde, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “pişmanlık hali tespit olunamadığından” denilmek sureti ile yasal ve yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
h- Sanıklar …, …, … ve … hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri sırada gerçekleştirdikleri tehdit eyleminin, TCK.nın 109/2. maddesinde düzenlenen suçun unsuru niteliğinde olduğu gözetilmeyerek, ayrıca tehdit suçundan da hükümler kurulması,
ı-Sanıkların, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu, silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlemeleri karşısında, eylemlerinde birden fazla nitelikli halin gerçekleşmiş olması nedeniyle, TCK.nın 109/2. maddesi uyarınca belirlenen temel cezanın, alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayin edilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekili, sanıklar müdafii ve sanık …’un, temyiz itirazları, bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321.ve 326/son maddeleri uyarınca, ceza miktarı bakımından kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 23.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.