YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4250
KARAR NO : 2021/20458
KARAR TARİHİ : 08.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-)Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-)Sanık hakkında kasten yaralama ve kişi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Ceza Genel Kurulu’nun 25.10.2018 gün ve 2016/7-127 Esas, 2018/482 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine göre, hükmün konusu iddianamede gösterilen fiil olduğu, “yargılamayı yapan mahkemenin fiilin hukuki niteliğini takdirde iddia ve savunmalarla bağlı olmadığı, Kanunun açık ve kesin olan bu hükmü karşısında, mahkemece sanığın yargılama sonucunda sabit kabul edilen fiilinin hukuksal niteliğine göre hüküm kurulmakla yetinilmesi gerekirken, fiil nitelik yönünden ikiye bölünerek, aynı fiilden dolayı iki ayrı mahkumiyet kararı verilmesi Ceza Muhakemesi Kanununa aykırılık oluşturacaktır.”
Somut olayda, Sanık ile katılanın arasında gönül ilişkileri olduğu ancak ayrıldıkları olay günü de sanığın katılanın bindiği ticari taksiyi kendi aracıyla takip edip, bir süre sonra aracını taksinin önüne kırdıktan sonra katılanın araçtan inmesini istediği, katılan kabul etmeyince ” ineceksin” diyerek, araçtan indirmeye çalıştığı ve katılana tokat attığı, taksi şöforu tanık …’ın ise sanığı belinden çekip sonra aracına binerek katılanla birlikte olay yerinden uzaklaştığı, sanığın katılanın bulunduğu taksiyi takip etmeye devam ettiği, tanığın ticari taksisini yolda bulunan polis ekibinin yanında durdurması üzerine sanığın takibi bırakarak aracı ile oradan uzaklaştığı olayda, TCK.nın 109/6. maddesinde “Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.” hükmünün yer aldığı, somut olayda katılan hakkında düzenlenmiş olan kati raporda TCK.nın 87. maddesi anlamında “neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama” kapsamında bir yaralama belirtilmediği,katılana yönelik gerçekleştirilen eylemlerin bütün halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturması, ayrıca dava konusu edilen kasten yaralama eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olması nedeniyle TCK.nın 44. maddesi uyarınca en ağır cezayı gerektiren sadece kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna teşebbüs suçundan TCK.nın 109/2, 5. ve 35/2. maddeleri gereğince ceza tayini gerektiği gözetilmeden, sanığın tek olan eylemi nitelik yönünden ikiye bölünerek iki ayrı hüküm kurulmak suretiyle CMK.nın 225/1. maddesine muhalefet edilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 08.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.