YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4313
KARAR NO : 2021/21253
KARAR TARİHİ : 18.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla tehdit, 6284 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-) Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
Ceza Genel Kurulunun 06.11.2007 gün, 2007/3-167 Esas, 2007/222 Karar sayılı Kararında belirtildiği üzere, 6217 sayılı Yasa uyarınca duruşmalarına katılmadıkları Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına yönelik Cumhuriyet Savcılarının temyiz süresi; 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın kıyasen uygulanan 310/3. maddesine göre tefhimden itibaren bir ay olup, Cumhuriyet Savcısının 11.06.2013 günü verilen hükme yasal süre geçtikten sonra vaki 18.07.2013 tarihli temyiz isteminin CMUK.nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2-) Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
5271 sayılı CMK.nın 35/3. maddesinde belirtildiği üzere, yoklukta verilen hakim veya mahkeme kararlarının, ceza infaz kurumunda tutuklu veya hükümlü olarak bulunan kişiye bizzat tebliği yeterli olmayıp, kararın ayrıca kendisine okunup anlatılması da zorunludur. Bu durumda, tebliğ tarihinde ceza infaz kurumunda bulunan sanığa tebliğe ilişkin belgede, kararın okunup anlatıldığına dair bir ibare bulunmaması sebebiyle, 29.07.2013 tarihinde yapılan tebliğ işlemi usulsüz olduğu anlaşılmakla; sanığın öğrenme üzerine sunduğu 30.05.2016 tarihli dilekçesiyle temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Mahkemenin gerekçesi yeterli görüldüğünden tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; tekerrüre esas adli sicil kaydı bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Tüm dosya kapsamına göre, olay günü sanığın, fiilen ayrı yaşadığı eşi olan mağdurun araçla yanına yaklaşarak araç içerisindeki çivi çakılı sopayı mağdura gösterip araca binmesini söylediği, araca binen mağduru yaklaşık 2 saat boyunca dolaştırdıktan sonra, önce ablasının ikametine götürüp “polisi aramayacaksın” deyip 1,5 saat kadar burada tuttuğu, sonra da mağduru tekrar araca bindirip önce kendi ikametinin önüne ve sonra tekrar ablasının ikametinin önüne götürüp mağdura tokat atmak suretiyle darp edip kucağındaki çocuğu da alarak araçtan indirdiği olayda, mağduru araca tehdit kullanmak suretiyle bindirip hürriyetinden alıkoyan sanığın mağdur üzerindeki alıkoymaya ilişkin tehdit içeren hakimiyetinin mağduru araçtan indirene kadar devam ettiği anlaşılmakla, eyleminin bir bütün olarak TCK’nın 109/2, 3-a-e madde ve fıkralarında düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilmeden ayrıca bu suçun unsuru niteliğinde olan silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarından da mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’nın 321. ve 326/son maddeleri uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA,
3-) Sanık hakkında 6284 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Hüküm tarihinden önce, 20.03.2012 tarih ve 28239 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve aynı gün yürürlüğe giren 08.03.2012 gün ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 23/1. maddesi ile 14.01.1998 tarihli ve 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanunun tümüyle yürürlükten kaldırıldığı, anılan Kanunun, 13/1. maddesinde “Bu kanun hükümlerine göre hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, bu kararın gereklerine aykırı hareket etmesi halinde, fiili bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hakim kararıyla üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur.” şeklindeki düzenleme ile tedbire muhalefet eyleminin yaptırımının yeniden düzenlendiği, tanımlar başlıklı 2. maddesinin (c) bendinde ise hakim tanımının aile mahkemesi hakimini ifade edeceği düzenlemesi karşısında, tedbir kararlarına aykırılık halinde görevli mahkemenin aile mahkemesi olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.