YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4635
KARAR NO : 2021/20590
KARAR TARİHİ : 09.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yaralama, müteselsilen hakaret
HÜKÜMLER : Beraat ve Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
I-Sanık … hakkında katılan …’a karşı yaralama suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Mahkemece kanıtlar değerlendirilip gerektirici nedenleri açıklanmak suretiyle verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, katılanın, sanığın atılı suçu işlediğinin tanık anlatımı ve adli rapor ile sabit olduğuna, beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik temyiz itirazının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında katılan … ve müşteki …’a karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
1-Sanığın annesi …’ın yatalak hasta olup bakıma muhtaç bulunduğu, katılan …’ in, sanık …’un yatalak annesine bakmakla görevli olan bakıcı olduğu, katılanın işe başladıktan bir gün sonra bu işi yapamayacağını belirtip sonra yeniden bakım görevini üstlenerek kararsız tutum sergilediği, sanığın annesinin kendisine iyi bakılmadığı, yemek verilmediği, tuvalet ihtiyacının giderilmediği gibi şikayetleri üzerine tarafların bakım konusunda anlaşamadıkları, sanığın, olay akşamı katılan …’in işine son vermek üzere yeni bakıcı olarak işe başlayacak olan müşteki …’yi annesinin ikametine getirdiği, katılan …’in işine son verip müşteki ‘nin çalışacağını bildirdiği, akşam yemeğinden sonra yatalak annesinin uyuması üzerine katılan … ve müştekiye uyumalarını söylediği ancak ışıklar kapalı vaziyette katılan … ile müşteki …’nin sessiz sessiz konuştuklarını görmesi üzerine yatalak annesinin bakım ve gözetim görevinin gereği gibi yerine getirilmediği, katılan …’in yanlış bilgilerle yeni bakıcıyı etkilediği düşüncesiyle ve yeni bakıcı müşteki …’ nin çalışamayacağını beyan etmesi üzerine atılı suçları işlediği anlaşılmakla 5237 sayılı TCK.nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2013/13-293 Esas, 2013/297 Karar sayılı ve 11.06.2013 tarihli kararında da kabul edildiği üzere TCK’nın 43. maddesinin ikinci fıkrası; “Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır” hükmünü içermekte olup, zincirleme suçtan farklı bir müessese olan ve aynı neviden fikri içtima olarak kabul edilen bu durumda, fiil yani hareket tektir ve bu fiille aynı suç birden fazla kişiye karşı işlenmektedir. Burada, hareket tek olduğu için, fail hakkında bir cezaya hükmolunacağı, ancak bu cezanın Kanunun 43/1. maddesine göre artırılacağı öngörülmüştür. Ancak burada kastedilen, fiil ya da hareketin, doğal anlamda değil hukuki anlamda tekliğidir. Hakaret suçunun farklı mağdurlara karşı tek fiille gerçekleştirildiğinden söz edilebilmesi için hakaretin mutlaka ortak söz veya davranışlarla gerçekleştirilmiş olması şart değildir. Her bir mağdura veya mağdurlardan bazılarına özel olarak hitap edilerek hakaret içeren sözler söylenmiş veya davranışlarda bulunmuş olsa bile objektif bir gözlemcinin bakış açısıyla bakıldığında failin hareketlerinin tek bir iradi karara dayalı olduğu, aralarında yer ve zaman bakımından bağlantı bulunduğu, bu nedenle bir bütünlük oluşturduğu sonucuna ulaşılması durumunda, fiilin hukuken tek olduğu kabul edilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda, sanığın hakaret olarak kabul edilen eylemlerini kısa zaman dilimi içerisinde ve aynı eylemin devamı niteliğindeki sözlerle, birden fazla mağdura karşı gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK.nın 125. maddesi uyarınca tek ceza verilip bu cezanın aynı Kanunun 43. maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanık hakkında atılı suçlardan temel ceza tayin edilirken alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir neden bulunmadığı halde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle teşdiden tayin edilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.