Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2019/4695 E. 2021/20204 K. 02.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4695
KARAR NO : 2021/20204
KARAR TARİHİ : 02.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz talebinin incelemesinde;
Sanık hakkında hakaret suçundan tayin edilen adli para cezasının nevine ve miktarına göre hükmün, 6217 sayılı Yasanın 26. maddesiyle 5320 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olup temyizi olanaklı olmadığından, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK.nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2- Sanık hakkında katılan …’ya yönelik şantaj suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
TCK’nın 107/1. maddesinde belirtildiği üzere, şantaj suçunda, hakkı olan veya yükümlü olduğu birşeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimsenin kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlanmasının gerektiği, somut olayda, sanığın, katılanın kullandığı telefona gönderdiği ve telefon mesaj kayıt tutanağıyla tespit edilen, 24.10.2012 tarihli mesajında, “…, senle benle ilgili görüşmemiz lazım, yoksa sen bilirsin, aileniz duyar herşeyi istiyorşan” şeklindeki sözleri ile atılı suçun hareket unsurunun oluşmadığı anlaşılmakla, sanığın atılı suçtan beraatine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
3- Sanık hakkında katılan …’ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde ise;
Sanık ile daha önce duygusal birliktelik yaşayan katılan …’nın, olay günü, ablası olan katılan … ve erkek arkadaşı … ile … Caddesi’nde yürüdükleri, katılan … ve erkek arkadaşının, … Bayii’ne kontör almak amacıyla girdikleri sırada sanığın, dışarıda bekleyen katılan …’un yanına geldiği, katılanın kolundan tutarak arabaya bindirmeye çalıştığı, katılan …’nın erkek arkadaşı olan ve mahkemece yeminli tanık sıfatıyla dinlenen …’ün müdahalesiyle eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı iddiasıyla açılan davada, katılan …’nın olayın gerçekleştiği gün, kolluğa yapmış olduğu başvuruda, … adlı şahsın kendisi ve kardeşi …’u sürekli rahatsız ettiğini, bugün de yine yolda yürürlerken yanlarına gelerek, kardeşi …’a, neden buluşmaya gelmediğini, neden kendisini kandırdığını sorduktan sonra yanlarından ayrıldığını, kendisini de arayarak ve mesaj atarak görüşme talebinde bulunduğunu, görüşmeye gitmemesi durumunda ailesine bildiklerini anlatacağını söylediğini beyan ederek şikayetçi olduğu, katılan … ise ertesi gün kollukta, ablası olan katılan … ve erkek arkadaşı … ile … Caddesi’nde yürüdükleri, katılan … ve erkek arkadaşının, … Bayii’ne kontör almak amacıyla girdikleri sırada sanığın, yanına geldiğini, kolundan tutarak arabaya bindirmeye çalıştığını, …’in müdahale ederek engel olduğunu beyan ederek şikayetçi olduğu anlaşılmakla, katılan …’nın, olayın gerçekleştiği gün şikayetçi olmasına rağmen, katılan …’nın sanık tarafından zorla araca bindirildiğinden bahsetmemesi ile katılan …’nın daha sonraki zamanlarda da sanığa mesajlar gönderdiğinin 17.11.2012 tarihli mesaj inceleme tutanağı ile sabit olduğu ve dinlenen tanık …’ün katılanların arkadaşı olduğu hususları da dikkate alınarak, sanığın atılı suçu işlediği hususunda cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden atılı suçtan beraatine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Atılı suçun cinsel saikle işlenmesi karşısında sanık hakkında TCK.nın 109/5. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nın 321 maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.