Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2019/519 E. 2020/15612 K. 16.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/519
KARAR NO : 2020/15612
KARAR TARİHİ : 16.09.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Parada sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık …’in yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünü içerir gerekçeli kararın sanığın savunmasında bildirdiği aynı zamanda MERNİS adresine 18.06.2015 tarihinde sanığın askerde olduğu belirtilerek mahalle muhtarına tebliğ edildiği, bunun üzerine gerekçeli kararın sanık tarafından 12.08.2015, müdafi sıfatıyla Av. … tarafından 13.08.2015 tarihinde temyiz edildiği ve sanığın tebliğ tarihinde askerde olduğuna dair belge sunduğunun anlaşılması karşısında; tebligatın usulsüz olup sanık ve müdafinin temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede ;
Soruşturma aşamasında sanıkların talebi üzerine her üç sanık için baro tarafından müdafilerin sanıkların kollukta alınan ifadeleri sırasında hazır bulunduğu, Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri ile Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik’in 7.maddesi gereğince, iddianamenin kabulü kararı verilmesi ile bu müdafiinin görevinin sona erdiği, talimat mahkemesinde alınan savunmaları esnasında sanıkların müdafii talep etmediklerini beyan ettiği gibi CMK’nın 150/2-3.maddesi gereğince de sanıklara zorunlu müdafii atanmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında res’en uygulama yapılabileceğinden, hüküm fıkrasındaki taksitlerden birinin ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” hususuna ilişkin ihtarat sonuca etkili görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere,oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık …’in bir nedene dayanmayan, müdafinin cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak verilmesine ve lehe hükümlerin uygulanmamasına, sanıklar … ve …’nin suç kasıtlarının bulunmamasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 16.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.