Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2019/8167 E. 2022/6623 K. 27.04.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8167
KARAR NO : 2022/6623
KARAR TARİHİ : 27.04.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Konut dokunulmazlığının ihlali, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama

Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklar … ve … hakkında mağdur …’ye karşı birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit ve sanık … hakkında mağdur …’a karşı tehdit suçlarından dava açılmasına rağmen, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun bir unsuru olarak değerlendirilerek hüküm kurulmamış ise de, tehdit eylemlerinin mağdurlarının farklı olduğu gözetilerek, zamanaşımı süresinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
1-Sanık … hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanığın, atılı suçları işlemediğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığına, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hükümler kurulduğuna yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanık … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Olay tarihinden bir hafta önce, sanık …’ün birlikte yaşadığı …’ın, tanıma yoluyla sanık …’in nüfusuna kaydettirdiği ve aynı zamanda yaptırılan DNA incelemesi ile de %99,99 ihtimalle biyolojik babası olduğu tespit edilen mağdur …’ü de alarak evden ayrıldığı, olay gecesi de sanık …’ün, …’ın yerini öğrenmesi üzerine arkadaşı … ile birlikte mağdur …’nin evine giderek, önce ev sahibi … ‘un kardeşi …’yi darp ettikleri, sonra da ./..

S/2

…’ın odasına girerek kucağında bulunan küçük …’ü alarak evden uzaklaştıkları olayda, cebir ve tehdit kullanılmak suretiyle …’ün annesinin kucağından alınarak kaçırılmasına ilişkin, aralarında kan hısımlığı bulunan sanık …’ün eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 234/2. maddesinde düzenlenen suçu oluşturacağı, anılan bu suç özgü suç niteliğinde olup ancak özel faillik niteliğini taşıyan kimselerce işlenebileceği, “Bağlılık kuralı” başlığı altında yer alan 5237 sayılı TCK’nın 40/2. maddesinde “Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.” şeklindeki düzenleme gereği, sanık …’un eyleminin ise sanık …’ün eylemine yardım etme niteliğinde olduğu ve buna göre sanık …’ün 5237 sayılı TCK’nın 234/2; sanık …’un aynı Kanunun 234/2, 40/2. maddesi delaletiyle 39. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, sanık … müdafii ve sanık …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.04.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.