YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8984
KARAR NO : 2021/10281
KARAR TARİHİ : 15.04.2021
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Dosyada bulunan ve onaysız fotokopiden ibaret olan 27/08/2012 tarih ve 7281 sayılı rapor ile 26/01/2013 tarih ve 1053 sayılı raporun, başka dosyalar veya olaylar sebebiyle düzenlendiği, bu nedenle her iki raporun da hükme esas alınamayacağı değerlendirilmekle, 5237 sayılı TCK.nın akıl hastalığını düzenleyen 32. maddesinde öngörülen kriterlere göre “Sanığın işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalıp azalmadığı” hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kanununun 7 ve 23. maddelerine göre oluşturulmuş üniversite hastane heyetinden rapor alınarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanunun 32/1-2 ve 57. maddeleri nazara alınmak suretiyle sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2) Dosya içerisinde bulunun söz konusu raporlardan hareketle Mahkemece akıl hastası olduğu kabul edildiği halde, sanığa CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca müdafi atanması sağlanmadan yargılamaya devamla karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.04.2008 tarih, 2008/1-22 Esas ve 2008/80 Karar sayılı ilamında da belirtildiği şekliyle, sanığın akıl hastası olması durumunda yapılacak uygulamanın sınırlarını belirleme açısından, işlenen fiilin bir suçu oluşturup oluşturmadığı, eğer oluşturuyor ise suç vasfının belirlenmesi ve gerek sübuta ve gerekse vasfa ilişkin gerekçeli değerlendirmenin hükümde tartışılması suretiyle 5271 sayılı CMK.nın 223/3-a maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ve 5237 sayılı TCK.nın 57. maddesi gereğince akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında önce TCK’nın 234/1,2,62 maddeleri gereğince hapis cezası verilmesi, daha sonra TCK’nın 32/1,57/1. maddelerinin uygulanması suretiyle hatalı uygulama yapılması,
Kabule göre de;
Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 15.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.