YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10069
KARAR NO : 2021/6892
KARAR TARİHİ : 05.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Ceza Adalet Sistemimizde uzlaştırma kurumunu düzenleyen CMK’nın 253. ve 254. maddeleri 24.11.2016 tarih 6763 sayılı Kanunla ve son olarak 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunla önemli değişikliklere uğramıştır. 2 Aralık 2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla, 253. maddenin başlığı “uzlaştırma” olarak değiştirilmiş; uzlaştırma kapsamındaki suçlara bazı suçlar da ilave edilmiş; mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması şartıyla, suça sürüklenen çocuklar yönünden ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar da uzlaştırma kapsamına dahil edilmiştir. Öte yandan, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğine ilişkin sınırlama kaldırılmıştır. Aynı Kanunla, kovuşturma evresinde uzlaştırma usulüne ilişkin olarak da CMK’nın 254/1. maddesinde değişiklik yapılarak, kovuşturma evresinde uzlaştırma işlemlerinin gerçekleştirilmesinin davayı görmekte olan mahkeme tarafından yerine getirilmeyerek; kovuşturma dosyasının, uzlaştırma işlemlerinin 253. maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilmesi usulü benimsenmiştir. 7188 sayılı Kanunun 26. maddesiyle de CMK’nın 253/3. maddesine “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiştir. Böylelikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte “yalnızca aynı mağdura karşı işlenmiş olması durumu” uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına engel olarak kabul edilerek, uzlaştırma kurumunun uygulama alanı genişletilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kapsamında denetim süresi içinde sanığın kasten bir suç işlediği ve bu sebeple CMK’nın 231/11. maddesine göre hükmün açıklanması gerektiğine dair ihbara gerekçe olarak gösterilen suçun, belirtilen yeni düzenlemelere göre
uzlaştırma kapsamına alınması sebebiyle TCK’nın 2. ve 7. maddeleri gözetilerek bu suç yönünden uzlaştırma hükümlerinin uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule ve uygulamaya göre de;
Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA,05.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.