YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10928
KARAR NO : 2021/15136
KARAR TARİHİ : 01.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur.
Sanık …’ ın 2008 yılında İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından Karabüyü 1 adlı operasyon sebebiyle yakalandığında kendisini … olarak tanıttığı, kolluk memurları tarafından alınan ifadesinde mağdurun kimlik bilgilerini kullanarak ifade verdiği ve hakkında tüm işlemlerin mağdurun kimlik bilgileri ile gerçekleştirildiği somut olayda; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan bir soruşturma veya kovuşturma olup olmadığı araştırılarak varsa ilgili dosya getirilip onaylı fotokopisi denetime olanak verecek biçimde dosya arasına konulması, anılan suçtan soruşturma yapılmadığının yada beraat ettiğinin tespiti halinde işlenmiş bir suçtan söz edilemeyeceğinden TCK.nın 206/1. maddesinde yazılı suçun oluşacağı cihetle, mahkemece belirtilen araştırma yapıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre;
Adli sicil kaydında engel sabıkası bulunmayan sanığın, üzerine atılı suçun maddi zarar doğurmaya elverişli suç olmaması, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul etmesi karşısında, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelendikten sonra yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre 5271 sayılı CMK.nın 231/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden “koşulları oluşmadığından” şeklinde yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 01/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.