Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/12287 E. 2023/384 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12287
KARAR NO : 2023/384
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 02/03/2011 tarihli 2011/9424 Esas sayılı iddianamesi ile sanıkların, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 37 … maddesi delaleti ile 245 … maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesi uyarınca cezalandırılmaları talep olunmuştur.

2. Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2012 … 2011/74 Esas, 2012/1339 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında Başkalarına Ait Banka Hesaplarıyla İlişkilendirilerek Sahte Banka veya Kredi Kartı Üretme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 245 … maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 168 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2011/74 Esas, 2012/1339 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2014/27188 Esas, 2014/26872 Karar sayılı kararı ile, mahkemenin eksik araştırma ile karar verdiği, kabule göre de sanıkların, başkasına ait kimlik bilgileri ile mağdur … Bankasına başvurarak sözleşme tanzimi ile ürettiği ve teslim aldıkları kredi kartını değişik zaman ve yerlerde birden fazla kullanma eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 245 … maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasındaki suçları ayrı ayrı oluşturduğu, üçüncü fıkrasındaki suçun ayrıca 43 üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca zincirleme şekilde işlendiği gözetilmeden, kül halinde … suç kabulü ile uygulama maddesi “TCK.nun 245/2-3” olarak göstermek suretiyle yazılı şekilde hatalı hüküm kurulduğu, ayrıca kanun maddesinde atılı suçlar için hapis cezasının yanında adli para cezası da öngörülmesine rağmen, sadece hapis cezasına hükmetmek ve 5237 sayılı Kanunun 168 … maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün, belirtilen suçlarda uygulama yeri bulunmadığı halde, bu madde ile uygulama yapılmak suretiyle eksik ceza tayini edildiği gerekçeleri ile, 1412 sayılı Kanunun 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanıkların kazanılmış hakları saklı tutularak kararın bozulmasına karar verilmiştir
4. Bozma sonrası, Yargıtay ilamına uyularak yapılan yargılamada; Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli, 2014/899 Esas 2015/976 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 245 … maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile, kartı ayrıca kullanmak suçundan, aynı kanunun 245 … maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay ay hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, bozma üzerine verilen hüküm 1412 sayılı Kanunun 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca önceki hükümden daha ağır olamayacağından sanıkların neticeten ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz sebepleri verilen kararın mağduriyetlerine neden olduğuna, bu nedenle lehe olan hükümler dikkate alınarak yeniden değerlendirme yapılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, konfeksiyon işi ile uğraşan sanıkların, komşuları Songül’ün, evde olmadığı zamanlar belediyeden gelen yardımları alabilmeleri için kendilerine bıraktığı kimlik fotokopisini kullanarak, telefon bankacılığı ile Songül adına … Bankasından kredi kartı başvurusunda bulundukları ve kurye ile gelen kartı teslim aldıktan sonra, bu kartı farklı zamanlarda kullanarak harcamalar yaptıkları iddiasına ilişkindir.

2. Katılan adına 03.10.2008 tarihinde telefon bankacılığı ile kredi kartı başvurunda bulunularak 5504 **** **** 3339 nolu 800,00 TL limitli … çıkarıldığına, bu karttan 12.10.2008’de 400,00 TL nakit çekim işlemi yapıldığına ve akabinde farklı tarihlerde bir çok harcama yapıldığına dair … banka yazışmaları ve hesap özeti örnekleri dosyada mevcuttur.
3. Suça konu karta dair sözleşme altındaki imzanın katılana ait olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.
4. Suça konu kartın sanıkların faaliyet gösterdiği adrese teslim edildiği, tutanak ve sanık … beyanı ile belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Sanıkların Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sübuta Ve Suç İşleme Kastlarının Olmadığına İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden;
Sanıklar her ne kadar, katılanın bilgisi dahilinde kredi kartını kullandıklarını iddia etmiş iseler de; soyut nitelikteki bu savunmaları, dosyadaki olgular, tanık anlatımları ve zarar görenin istikrarlı beyanları ile birlikte değerlendirildiğinde; komşuları olan Songül’ün kimlik fotokopisini bilgisi ve rızası dışında kullanarak, telefon bankacılığı aracılığı ile … Bankasından Songül adına sahte … çıkaran sanıkların, bu kartı değişik zamanlarda nakit avans çekmek ve harcamalar yapmak suretiyle kullandıkları anlaşılmakla, mahkemenin atılı suçların sübutu ve suç niteliğinin kabulünde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Etkin Pişmanlık ve Lehe Olan Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden;
Sanıkların üzerine atılı suçların niteliği yönünden kanunen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı ve hükmolunan sonuç cezaların iki yılın üzerinde olması nedeni ile yasal şartlar oluşmadığından sanıkların lehe kurumlar olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesi ve ertelenmesi hükümlerinden de yararlanamayacağı anlaşılmakla, mahkemenin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir
B. Diğer Yönlerden
1. Bozma üzerine yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Bozma sonrası sanıklar hakkında hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanunun 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezaların 2 yıl 1 ay hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sanıkların neticeten ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına karar verilmesi hukuka aykırı ise de, 1412 sayılı Kanunun 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B.2) numaralı bentte açıklanan nedenle Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 2014/899 Esas, 2015/976 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA,

bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün 3 numaralı bendinde yer … “neticeten ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına” ibaresinin, “cezalarının 2 yıl 1 ay hapis üzerinden infaz olunmasına” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2023 tarihinde karar verildi.