YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14298
KARAR NO : 2023/8212
KARAR TARİHİ : 31.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/815 E., 2016/423 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Malkara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 10.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında başka suçla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Malkara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’ in temyiz isteği; suçun unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, re’sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık … müdafiinin temyiz isteği; atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, re’sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
3. Sanık …’ ın temyiz isteği; suç işleme kastı olmadığına, hakkaniyete aykırı karar verildiğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebileceğine, re’sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanık …’ nin sahibi olduğu … Restaurant isimli işyerine müştekinin eğlenmek amacıyla gittiği, gece saatlerinde işyerine ödenecek hesap konusunda müşteki ile işyerinde çalışan garson arasında tartışma çıktığı, sanık …’ nin, evine bırakacağını söyleyerek aracına aldığı müştekiyi belli bir yere getirdikten sonra aracı durdurduğu ve diğer sanıklar … ve …’ in müştekiyi araçtan indirerek kendi araçlarına bindirip, götürdükleri boş depoda sopalarla darp etmek suretiyle, cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … ve sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede;
Sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silahtan sayılan sopa ile işlediklerinin anlaşılması karşısında, ceza tayin edilirken 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereği artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Müştekinin aşamalardaki istikrarlı anlatımları, adli raporu, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, teşhis tutanağı, tanık beyanları, sanıkların savunmaları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediklerine dair ilk derece mahkemesinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık …’in, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık …’ ın, suç işleme kastı olmadığına, hakkaniyete aykırı karar verildiğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Sanıkların, müştekiyi yaraladıktan sonra serbest bıraktıkları anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanun’un 110 uncu maddesinde düzenlenen ”mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, güvenli bir yerde serbest bırakma” şartlarının gerçekleşmediği ve etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığından bu hususa ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
3. Sanıklara verilen hapis cezasının süresi gözetilerek, lehe hükümlerin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar … ve …’ ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 25.04.2019 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Malkara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarih ve 2015/815 Esas, 2016/423 Karar sayılı kararında sanıklar … ve … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar … ve …’ ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Malkara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli, 2015/815 Esas, 2016/423 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.