Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/14324 E. 2023/7202 K. 09.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14324
KARAR NO : 2023/7202
KARAR TARİHİ : 09.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/718E., 2016/77 K.
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının 12.11.2013 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında hürriyetinden yoksun kılma suçundan ezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
2. Alanya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkumiyetlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’un temyiz istemi, müşteki ifadesinin çelişkili olduğuna, müştekiye ait raporda kelepçe izine rastlanılmadığına, müştekinin olayın olduğu zaman diliminde tanık A.A. ile 98 saniye telefon görüşmesi yapmasına rağmen jandarmaya haber vermemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, tanık ifadelerinin çelişkili olduğuna yöneliktir.

2. Sanık … müdafinin temyiz istemi, mahkemece olay yerinde keşif yapılması gerektiğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, tanık A.A.’nın katılanın yakın arkadaşı olması sebebiyle ifadelerinin esas alınmaması gerektiğine, delillerin tartışılmasında hataya düşüldüğüne, müştekinin çelişkili ifadesi dışında mahkumiyete yeterli delil olmadığına yöneliktir.
3. Sanık … müdafinin temyiz istemi, müştekinin hırsızlık suçundan kurtulabilmek amacıyla suç uydurduğuna, müşteki ifadesinin çelişkili olduğuna, müştekiye ait raporda kelepçe izine rastlanılmadığına, müştekinin olayın olduğu zaman diliminde tanık A.A. ile 98 saniye telefon görüşmesi yapmasına rağmen jandarmaya haber vermemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, tanık A.A.’nın katılanın yakın arkadaşı olması sebebiyle ifadelerinin esas alınmaması gerektiğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna yöneliktir.
4. Sanık …’in temyiz istemi, müşteki ifadesinin çelişkili olduğuna, müştekiye ait raporda kelepçe izine rastlanılmadığına, müştekinin olayın olduğu zaman diliminde tanık A.A. ile 98 saniye telefon görüşmesi yapmasına rağmen jandarmaya haber vermemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, tanık ifadelerinin çelişkili olduğuna yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, katılanın sanıkların da çalıştığı otelde resepsiyonist olarak çalıştığı, oteldeki seyf paralarını çaldığı iddiası ile otelde bulunan ve eski disko olarak tabir edilen yere götürülerek darp edildiğine ve kelepçe takılmak sureti ile hürriyetinden yoksun bırakıldığı iddiasına ilişkindir.
2. Katılanın alınan doktor raporunda, , sol omuz bölgesinde 30*20 ekimoz, sol uyluk ön kısımda 10*5 lik ekimoz, sol uyluk yan kesimde 15 cm lik aland ertiem mevcut olup, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının belirtildiği tespit edilmiştir.
3. Dosya içerisinde yer alan HTS kayıtlarında katılanın 10.06.2012 tarihinde saat 04.35 de tanık A.A.’ya mesaj attığı, aradığı (konuşma süresi 94 saniye) ve mesaj aldığı tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık … hakkında tekerrüre esas alınan suçun hükümden sonra uzlaşma kapsamına alındığı gözetildiğinde bu suç yönünden uyarlama yargılamasının yapılıp yapılmadığının araştırılması ve tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür
1. Katılanın sanık …’in müdürlüğünü yaptığı otelde resepsiyonist olarak çalıştığı, bir takım paraların eksik olduğunun belirlenmesi üzerine yapılan araştırma sonucunda katılanın bu paraları aldığı iddiasıyla sanık …’in katılanı odasına alarak konuştuğu, akabinde tüm sanıkların katılanı darp ettikleri ve eski disko denilen yerde bara kelepçeledikleri olayda, katılan ifadesi, tanık beyanları, sanıkların aşamalarda verdiği çelişkili ifadeler(sanıklar … ve Adil’in soruşturma aşamasında katılanı kaçarken gördüklerini beyan etmelerine rağmen mahkemede alınan ifadesinde bu beyandan döndükleri, yine sanık …’in yazılı savunmasında söz konusu otelden ayrıldıktan sonra saat 23:15 sıralarında sanık …’in kendisini arayarak resepsiyonda kimsenin olmadığını söylemesi üzerine otele döndüğünde katılanın kaçtığını öğrendiğini beyan etmesine karşın katılana ait telefon numarasının alınan HTS kayıtlarında 04.35 de tanık A.A.’ya jandarmayı araması yönünde mesaj atması birlikte değerlendirildiğinde sanığın söylediği zaman diliminde katılanın halen otelde olduğunu sabit olması gibi), tanık olarak ifadesi alınan M.T.’nin alınan ifadelerinde katılanın iddialarını destekler şekilde sanıkların eski disko denilen yere koştuklarını görmesi üzerine arkalarından gittiğinde olay yerinde eski bir sandalye ve kelepçe olduğunu gördüğünü beyan etmesi, katılana ait doktor raporu ve tüm dava dosyası kapsamından mahkemenin suçların sübut bulduğuna yönelik kabulünde isabetsizlik bulunmamıştır.
2. Yukarıda yer alan hususlar bir arada değerlendirildiğinde, sanıklar Şenol ve Adil ile İsmail müdafi ve … müdafinin; müşteki ifadesinin çelişkili olduğuna, müştekiye ait raporda kelepçe izine rastlanılmadığına, müştekinin olayın olduğu zaman diliminde tanık A.A. ile 98 saniye telefon görüşmesi yapmasına rağmen jandarmaya haber vermemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, tanık ifadelerinin çelişkili olduğuna yönelik, mahkemece olay yerinde keşif yapılması gerektiğine, tanık A.A.’nın katılanın yakın arkadaşı olması sebebiyle ifadelerinin esas alınmaması gerektiğine, delillerin tartışılmasında hataya düşüldüğüne, müştekinin çelişkili ifadesi dışında mahkumiyete yeterli delil olmadığına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … ve Adil ile, sanık … müdafi ve sanık … müdafinin diğer temyiz sebebleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Alanya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.02.2016 tarihli kararında sanık … ve Adil ile, sanık … müdafi ve sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … ve Adil ile, sanık … müdafi ve sanık … müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.10.2023 tarihinde karar verildi.