YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15051
KARAR NO : 2023/6532
KARAR TARİHİ : 25.09.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2012/505 E., 2015/308 K.
SUÇLAR : Parada sahtecilik, Resmi belgenin düzenlenmesine yalan beyan
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 03.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar … ve … … hakkında parada sahtecilik suçundan, sanık … hakkında resmi belgenin düzenlenmesine yalan beyan suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır
2. İstanbul 6 . Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli kararı ile;
Sanıklar … ve … … hakkında hakkında parada sahtecilik suçundan 3 yıl 4 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık … hakkında başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma suçundan 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ın temyiz isteği; pişman olduğuna ilişkindir.
Sanık …’in temyiz isteğii; yeterli delil olmadığına ilişkindir.
Sanık … … müdafiinin temyiz isteği; suçun sübutuna, yeterli delil olmadığına, teşhis işleminin usulüne uygun olmadığı gibi sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanık … ile …’in taksici diğer sanık …’in kullanımındaki araç ile mağdurlara ait işyerlerinde alışveriş yaparak 200,00 TL sahte para vererek tedavüle sürdükleri, sanık …’in ise bu olay nedeniyle yakalandığında kimlik tespiti yapıldığı sırada polislere kendisinin … … olduğunu beyan ederek resmi belgenin düzenlenmesine yalan beyan suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … … ile … hakkında kurulan hükümler yönünden
1. Tüm dava dosyası kapsamına göre; Sanıkların tevilli ikrarı, Merkez Bankasının raporu, mağdurlar ve tanık beyanı, teşhis tutanağı görüntü izleme tutanağı ve olay tutanağı birlikte değerlendirildiğinde sanık …’nin bir nedene dayanmayan ve sanık … müdafiinin suçun sübutuna, yeterli delil olmadığına, teşhis işleminin usulüne uygun olmadığına ilişkin temyiz istekleri yerinde görülmemiş Mahkemenin gerekçesi yerinde görülmüş ve sanıklar hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimd belirlendiği anlaşıldığından, sanık … ile sanık … Müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden
Anayasa Mahkemesi’nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması karşısında hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar … … ile … hakkında kurulan hükümler yönünden
Gerekçe (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli kararında sanık … müdafii ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafii ve sanık …’nin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden
Gerekçe (B) bölümünde açıklanan nedenlerle başkaca yönleri incelenmeyen İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihlİ kararırına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.09.2023 tarihinde karar verildi.