YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15983
KARAR NO : 2021/18689
KARAR TARİHİ : 06.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını engellemek amacıyla başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma eyleminin TCK.nın 268. maddesinde düzenlenen “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunu, suç soruşturma veya kovuşturması için düzenlenenler dışındaki diğer resmi belgelerin düzenlenmesi sırasında görevlilere kimliği ile ilgili yalan beyanda bulanma eyleminin ise, TCK.nın 206/1. maddesinde öngörülen “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturacağı; somut olayda sanık … mağdura ait kimlik bilgilerini görevlilere ibraz etmek suretiyle kimlik bilgilerini kullandığı;
Sanık hakkında İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/133 Esas, 2016/495 Karar sayılı dosyasında nitelikli hırsızlık suçlarından kamu davasının açıldığı anlaşılan somut olayda; sanık hakkında atılı nitelikli hırsızlık suçundan yargılama sonunda delil yetersizliğinden verilen ve keşinleşen beraat kararları karşısında sanığın “işlediği bir suçtan” söz edilemeyeceği cihetle TCK.nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçu oluşmadığı ve sanığın soruşturma sırasında resmi belgeleri mağdurun isim bilgisi ile düzenletmesi nedeniyle eyleminin yalnızca TCK.nın 206. maddesinde tanımlanan “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturacağı cihetle;
Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek “lehe kanunun uygulanması ilkesi” benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün “hükme bağlanmış dosyalarda” uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren CMK.nın 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.