YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16013
KARAR NO : 2021/19933
KARAR TARİHİ : 27.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Başkasına ait kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekmektedir.
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; olay günü sanığın motorsikletini tamir için tanıdığı …’in yanında iken tamir dükkanına gelen şikayetçi ile tanıştıkları, şikayetçinin sanıktan cep telefonunu istediği, sanığın da o anlık kullanması için şikayetçiye cep telefonunu verdiği ancak şikayetçinin cep telefonunu aldıktan sonra iade etmediği ve cep telefonunu üçüncü bir kişiye sattığı, yapılan aramalara rağmen şikayetçinin bulunamaması üzerine sanığın da şikayetçi hakkında cep telefonunu çaldığından bahisle kolluk görevlilerine şikayette bulunduğu, hırsızlık suçundan başlatılan soruşturmada sanığın telefonunu şikayetçiye rızasıyla verdiği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve sanık hakkında iftira suçundan kamu davası açıldığı anlaşılan somut olayda, sanığın şikayetine konu iddiaların tanık … ve şikayetçinin beyanlarıyla doğrulandığı, nitekim sanığa ait cep telefonunun şikayetçi tarafından bilgisi ve rızası dışında 3. bir kişiye satıldığı hususunun sabit olduğu, bu nedenle iddialarının maddi vakıalara dayandığı dikkate alındığında eyleminin suç işlemediğini bildiği kimselere suç atmak biçiminde olmayıp T.C. Anayasasının 74. maddesi ile garanti altına alınan anayasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunması nedeniyle unsurları itibariyle oluşmayan iftira suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-Sanıkla ilgili temel cezanın tayini sırasında uygulama maddesinin “TCK.nın 267/1. maddesi” yerine ” “TCK.nın 268/1. maddesi delaletiyle 267/1. maddesi” yazılması suretiyle CMK.nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2-Sanığın şikayetçi hakkındaki 22.07.2015 tarihli beyanında;şikayetçinin cep telefonunu kendisine iade etmesi için hırsızlık isnadında bulunduğunu belirtmesi,şikayetçiye yönelik maddi vakıanın gerçekleşmediğine dair bir beyanının bulunmadığının anlaşılması karşısında; sanığın iftiradan dönmesinden söz edilemeyeceği ve şartları oluşmadığı halde TCK.nın 269/2. maddesinde düzenlenmiş olan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
3-Sanık hakkında, kurulan hükümde TCK.nın 62/1. maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası sonucu 2 yıl 15 gün hapis cezası yerine, 2 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. ve 326/son maddeleri gereğince sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla BOZULMASINA, 27.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.