Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/17382 E. 2023/8210 K. 31.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17382
KARAR NO : 2023/8210
KARAR TARİHİ : 31.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/87 E., 2016/279 K.
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, İncelenmeksizin iade, Onama

Sanıklar …, …, …, … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında yaralama suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, anlaşılmıştır.
Sanık … hakkında yaralama suçundan neticeten hükmolunan adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kozluk Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30.04.2013 tarihli iddianamesi ile sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yaralama suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Kozluk Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarihli kararı ile sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezası ile mahkumiyetlerine, sanıklar …, …, …, … ve … hakkında yaralama suçundan 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanık … hakkında yaralama suçundan 2.000,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanıklar …, …, …, …, … müdafiinin temyiz isteği; eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verildiğine, mahkumiyete yeterli delil olmadığına, müştekinin çelişkili beyanlarına itibar edilemeyeceğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinden hareketle beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuğun yargılamasının yetişkinlerle birlikte yapıldığına, suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 31 inci maddesinin usul ve yasaya aykırı olarak uygulanmadığına, zorunlu müdafii atanması gerektiğine, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğine, müştekinin soyut ve çelişkili beyanları dışında delil bulunmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanık …’nun sevk ve idaresindeki araçta bulunan diğer sanıklar ve suça sürüklenen çocuk birlikte hareket ederek, aralarında husumet bulunan müştekiyi döverek, zorla araca bindirdikleri, müştekiyi, halasının evine götürüp evin önünde darp ettikleri sırada sanıklara engel olmaya çalışan müşteki Nergiz’i de darp ederek yaraladıkları, müşteki …’ı yeniden araca bindirip bir süre daha alıkoyduktan sonra serbest bıraktıkları, bu suretle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yaralama suçlarını işledikleri iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, …, …, … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’ e karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları yönünden yapılan incelemede,
5271 sayılı Kanun’ un 231 inci maddesinin 12 nci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede,
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Sanıklar …, …, …, …, … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede,

Müşteki … ve katılan …’ in aşamalardaki beyanları, adli raporlar, olayın kolluğa intikal şekli, tanık E.A. beyanı, sanıkların savunmaları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanıkların davaya konu eylemleri gerçekleştirdiklerine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin, eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verildiğine, mahkumiyete yeterli delil olmadığına, müştekinin çelişkili beyanlarına itibar edilemeyeceğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinden hareketle beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

D. Suça sürüklenen çocuk … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede,
…’nun UYAP üzerinden alınan nüfus kayıt örneğine göre 27.08.1993 doğumlu olduğu ve suç tarihi itibariyle 15-18 yaş aralığında çocuk olduğunun tespit edilmesi karşısında, suça sürüklenen çocuğa zorunlu müdafi tayin edilmeksizin savunmasının alınması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması ve 5237 sayılı Kanun’ un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezasında indirim yapılmamak suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanıklar …, …, …, … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında katılan …’ e karşı kasten yaralama suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları yönünden,
Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık … hakkında katılan …’e karşı kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede,
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Kozluk Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarih ve 2013/87 Esas, 2016/279 Karar sayılı kararırına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Sanıklar …, …, …, …, … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede,

Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Kozluk Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarih ve 2013/87 Esas, 2016/279 Karar sayılı kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
D. Suça sürüklenen çocuk … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden,
Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle Kozluk Asliye Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 tarih ve 2013/87 Esas, 2016/279 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.10.2023 tarihinde karar verildi.