YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17722
KARAR NO : 2023/575
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13.01.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hakaret ve iftira suçlarından sırasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ( 5237 sayılı Kanun) 125 … maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkraları, 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması için dava açılmıştır.
2. İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarih ve 2015/336 Esas, 2016/259 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret ve iftira suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri;
1. Kararın usule, kanuna, hukukun genel ilkelerine aykırı ve haksız olduğuna,
2. Sanığın her iki suçu da işlediğine ve diğer nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, olay tarihinde katılanın ortağı olduğu Novalüks isimli şirketin … hayvan ithalatı yapmak üzere yabancı firmayla ve yurtiçindeki besicilerle anlaştığı, sanığın da katılanın besicilerle yaptığı anlaşmada koordinatör sıfatıyla hareket ettiği ve aralarında hukuki uyuşmazlıklar çıkması üzerine sanığın; katılanın yabancı firmayı 3.000,00 TL zarara soktuğu ve katılanın firmasının sicilinin bozuk olduğuna dair gazetelere beyanda bulunduğunu ileri sürerek hakaret ve iftira suçlarını işlediğine ilişkindir.
2. Şanlıurfa … Koruma İktisadi İşletmesi adına sanık tarafından sunulan 06.07.2011 tarihli dilekçelerde sırasıyla; Novalüks isimli şirket yetkililerinin muvazaalı işlemler gerçekleştirmeleri nedeniyle malvarlıkları üzerinde elkoyma kararı verilmesini ve haklarında dolandırıcılık suçundan ceza davası açılması talep edilmiştir.
Bugün Gazetesi’nin 19.07.2011 tarihli nüshasında özetle; ”Dönemin Şanlıurfa valisinin koordinatör sıfatıyla aracılık yaptığı angus ticaretinin besicileri 3 milyon lira zarara soktuğu, valinin aracılık ettiği katılanın ortağı olduğu Novalüks firmasının sicilinin bozuk çıktığı, katılanın ise Arjantin’de uluslararası dolandırıcılık suçundan yargılandığı öğrenildi” şeklinde haber yer almıştır.
3. Sanığın işletme müdürü olduğu Şanlıurfa Valiliği … Koruma İktisadi İşletmesi Müdürlüğü’nün katılanın ortağı olduğu Novalüks firması hakkında Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı’na yaptığı şikayet üzerine kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan yapılan soruşturmada taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşme kaynaklı hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu gerekçesiyle 10.10.2011 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
4. Sanık hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hakaret ve iftira suçlarından yürütülen soruşturmada ilk önce yeterli şüpheyi oluşturacak deliller bulunmadığından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu karara katılan vekili tarafından itiraz edildiği, Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 16.01.2013 tarihli kararıyla dosyada sanık tarafından şikayet dilekçesi ve beyanlarının eksik olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırıldığı ve eksikliklerin giderilmesi üzerine dava açıldığı anlaşılmıştır.
5. Sanık savunmasında; gazeteye veya herhangi bir yere katılanla veya firmasıyla ilgili beyanda bulunmadığını belirterek suçlamayı kabul etmemiştir.
IV. GEREKÇE
1. Katılan vekilinin 1 ve 2 no.lu temyiz sebepleri yönünden;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; katılanın ortağı olduğu Novalüks firması ile sanığın yetkilisi olduğu kurum arasında katılan tarafından ithal edilen hayvanların besicilere tam ve eksiksiz olarak teslim edilememesi nedeniyle olay tarihinden önce hukuki anlaşmazlık doğduğu, sanığın kurumu adına 06.07.2011 tarihinde 2 ayrı dilekçe ile Novalüks firması hakkında Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulunduğu, dilekçelerde firma yöneticilerinin muvazaalı işlemler nedeniyle Avrupa ülkelerinde dolandırıcılık suçlarından yargılandığı ve haklarında hüküm verildiği şeklinde iddialara yer verildiği, ardından Bugün Gazetesi’nin 19.07.2011 tarihli nüshasında da Novalüks firmasının sicilinin bozuk çıktığı, katılanın ise Arjantin’de uluslararası dolandırıcılık suçundan yargılandığının öğrenildiği şeklinde haberlere yer verilmesi üzerine katılanın gazetede yayınlanan bu haberleri sanığın yayınlattığını iddia ettiği somut olayda; sanığın 06.07.2011 tarihli şikayet dilekçelerindeki iddiaların yetkilisi olduğu kurumun yasal haklarını korumak amacıyla kurum adına verildiği, katılan hakkında gazetede yer … haberlerin sanık tarafından yayınlattırıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir somut delilin yer almadığı, bu nedenle atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığı anlaşılmakla katılan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarih ve 2015/336 Esas, 2016/259 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.