Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/17761 E. 2023/48 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/17761
KARAR NO : 2023/48
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında Kiraz Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2016 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca iftira suçundan cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.
2.Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2016/140 Esas, 2016/300 Karar sayılı kararı ile

sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 … maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; ceza miktarına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III.OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sanığın Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2015 tarihli ve 2015/1 Esas, 2015/226 Karar sayılı dosyasına ilişkin gerekçeli kararın kendisine tebliğ edilmediğini, tebligat mazbatasında evrakı kendisinin teslim almadığını, posta memuru tarafınca teslim alınmış gibi imzalandığını belirterek 26.08.2015 tarihinde resmi ve yetkili mercie suç ihbarında bulunmak suretiyle iftira suçunu işlediğini iddiasına ilişkindir.
2.Sanık savunmalarında; tebligat mazbata evrakını kendisinin almadığını beyan ederek suçlamaları inkar etmiştir.
3.T.C. … Genel Komutanlığı … … Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından düzenlen 21.01.2016 tarihli raporda: ”Tebliğ mazbatasının arka yüzünde bulunan el yazılarının ve görevli imza kısmındaki imzanın mağdur … … ürünü olduğu, tebliğ mazbatasının arka yüzünde bulunan tebliğ alana ait imzanın sanık … … ürünü olduğu” bildirilmiştir.
4.Tebligatı yapan … görevlisi olan mağdur … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 28.01.2016 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Mağdur beyanı, T.C. … Genel Komutanlığı … … Kriminal Laboratuvar Amirliği tarafından düzenlen 21.01.2016 tarihli rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın bizzat kendisine yapılan tebligat altındaki imzanın sanığa ait olduğunun anlaşılması üzerine mağdur hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi karşısında, sanığa yüklenen eylemin iftira suçunu oluşturduğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, aşağıdaki 3. nolu kısımda belirtilen temyiz itirazı dışında hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Sanığın ceza miktarına ilişkin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükümde alt sınırdan uygulama yapılması ve 5237 sayılı Kanun’un 51 … ve 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddelerine engel sabıkası bulunması ve 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin de mahkeme tarafından gerekçesi yazılması suretiyle uygulanmaması nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Hükmün esasını oluşturan kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanık hakkında tekerrür hükmü uygulanmadığı halde gerekçeli kararın gerekçe kısmında ”sanığın Ödemiş 1. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/884-1300 E., K. sayılı ilamı ile verilen 600,00 TL adli para cezasının 11.03.2014

tarihinde kesinleşmesinden sonra 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinde belirtilen 3 yıllık süre geçmeden 26.08.2015 tarihinde dosyamıza konu suçu işlediği ve böylelikle mükerrir olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin yedinci fıkrası gereğince MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNİN VE CEZANIN İNFAZINDAN SONRA DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNİN UYGULANMASINA” karar verilmek suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (3) nolu paragrafında açıklanan nedenle Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2016/140 Esas, 2016/300 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz itirazı yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2023 tarihinde karar verildi.