YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18090
KARAR NO : 2023/335
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Katılan vekilinin duruşmalı inceleme talebinde bulunma hakkı olmadığından, vaki istemin 5320 sayılı Kanunun 8 … maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 318 … maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığının 17.08.2015 tarih ve 2015/2919 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
2. Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarih ve 2015/506 Esas, 2015/764 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın asılsız ihbarlarda bulunduğunun sabit olduğuna, sanık ile ailesinin katılana karşı husumet beslediğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, kararın hukuka, hakkaniyete aykırı olduğuna, bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, katılanın işyeri hakkında ihbarda bulunarak katılanın işyerinde denetimler yapılmasını sağladığı ve yapılan denetimler sonucunda herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmadığı dikkate alınarak sanığın asılsız isnatlarda bulunarak iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu denetmeni tarafından katılanın işyerinde yapılan denetimde iddialara yönelik bulguya rastlanmadığına dair 06.03.2013 tarihli tutanak düzenlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 28.02.2013 yerine, 05.02.2015 olarak gösterilmesi ve katılanın ise müşteki olarak yazılmış olması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hataları olarak kabul edilmiştir.
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekmektedir. Somut olayda; sanığın aşamalardaki değişmeyen savunmalarındaki iddialarının maddi vakıalara dayandığı ve eyleminin suç işlemediğini bildiği kimseye suç atmak biçiminde olmayıp 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın 74 üncü maddesi ile güvence altına alınan anayasal şikayet ve ihbar hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Afyonkarahisar 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2015/506 Esas, 2015/764 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2023 tarihinde karar verildi.