Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/18247 E. 2021/19979 K. 27.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/18247
KARAR NO : 2021/19979
KARAR TARİHİ : 27.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanık müdafin kararın usul ve yasaya aykırı olduğu, sadece kolluk görevlilerinin tuttuğu tutanağa itibar edildiğine, ikinci kez tekerürrür hükümlerinin uygulanmasının yasaya aykırı olduğuna dair temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II- Sanık hakkında başkalarına ait kimlik bilgilerini kullanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde;
5237 sayılı TCK.nın 268/1. maddesinde düzenlenen başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur.
Somut olayda, sanığa isnat olunan, kontrol noktasında durdurularak kolluk görevlilerince yapılan kimlik kontrolü sırasında mağdura ait sürücü belgesini kullanılmasından ibaret eyleminde mağdur adına hiç bir belge düzenlenmediği gibi, herhangi bir suç soruşturması veya kovuşturmasından bahsedilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40. maddesine uyduğu ve idari yaptırımı gerektirdiği, ancak anılan Yasanın 20/2-c maddesi uyarınca soruşturma zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, kabahat tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmakla sanık müdafinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde görülmekle sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 1412 sayılı CMUK.nın 322. ve Kabahatler Kanunu’nun 24. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan Kabahatler Kanunu’nun 20/1. maddesi uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 27.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.