YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19156
KARAR NO : 2023/347
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
2. Adana 24. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın iftira kastıyla hareket ettiğine ve suçun oluştuğuna, Mahkemece delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık … Önen vekili aracılığı ile Adana Cumhuriyet Başsavcılığına bir dilekçe vererek, katılanın çalıştığı iş yerini arayarak “kendisini hakim olarak tanıtıp, orada meydana geldiğini söylediği taciz olayı nedeniyle kendilerinin gereğini yapacaklarını, oradaki amirlerden de gereğini yapılmasını istediği” şeklinde beyanda bulunduğunu, arayan şahsın adliye personeli olması halinde hakkında görevi kötüye kullanma suçundan soruşturma açılmasını istemiştir.
2. Bu şikayetten sonra, adliye yazı işleri müdürü olan … hakkında soruşturma yapılmış, görevi kötüye kullanma suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Sonrasında katılan, sanık hakkında iftira suçundan suç duyurusunda bulunmuştur. Dava konusu olay bu suç duyurusundan sonra sanık hakkında iftira suçundan açılan davaya ilişkindir.
3. … Önen’in iş yerinde katılanın telefonuna cevap veren tanık … … aşamalarda alınan ifadelerinde, önce arayanın adliyede çalıştığını kendisine söylediğini, mahkemede ise arayan kişinin hakim olarak kendisini tanıttığını beyan etmiştir.
4. Mahkemede dinlenen tanıkların olayı farklı şekillerde anlatmaları nedeniyle, mahkemece şüpheden uzak, kesin nitelikli bir delile ulaşılamamış, sanık suçlamayı kabul etmemiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde, tanık beyanları, sanığın savunması ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle 24. Adana Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/810 Esas, 2016/320 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.02.2023 tarihinde karar verildi.