YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19560
KARAR NO : 2021/20046
KARAR TARİHİ : 01.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TCK.nın 268. maddesindeki suçun oluşması için öncelikle, fail tarafından işlenen bir suçun bulunması gerekmektedir. Başka deyişle iftira suçunun aksine, bu madde bakımından gerçek bir suçun işlenmesi ve bu suçun faili ile 268. maddedeki eylemin failinin aynı kişi olması zorunludur.
İşlenmiş olması gereken suçun kasıtla veya taksirli suç olması arasında bir fark bulunmamaktadır. Fakat, maddede yalnızca suçtan söz edilmekle, kabahatler veya disiplin eylemleri madde kapsamında değerlendirilmemektedir.
Maddedeki ifade biçiminin hatalı olduğu söylenebilir ise de, mevcut düzenleme karşısında, failin gerçekte o suçu işlememiş bulunduğunun anlaşılması halinde, başkasının kimlik bilgilerini kullanma eyleminin 268. maddedeki suçu oluşturmadığını kabul etmek, kanunilik ilkesi bakımından zorunlu görülmektedir. Bu tür eylemlerde 206. maddenin uygulanması gereklidir.
Bu açıklamalar ışığında; kasten yaralama suçunun şüphelisi olarak yakalanan sanığın kolluk görevlilerine mağdur …’a ait kimlik bilgilerini verdiği ve buna istinaden soruşturma evraklarının düzenlendiği, müştekinin duruşmaya katılması ile gerçek durumun ortaya çıktığı, müşteki hakkında verilen beraat kararı sonrasında yeniden yapılan soruşturmada sanık hakkında kasten yaralama suçuna ilişkin soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, sanığın “işlediği bir suçtan” söz edilemeyeceği cihetle TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan cezalandırılması gerektiğinin anlaşılması karşısında; eyleminin basit yargılama usulüne tabi suçlardan olan TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.