Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/19715 E. 2023/9996 K. 13.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/19715
KARAR NO : 2023/9996
KARAR TARİHİ : 13.12.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/204 E., 2016/430 K.
SUÇLAR : Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Birecik Cumhuriyet Başsavcılığının 30.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında kasten yaralama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Birecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyet kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafii ve sanıkların temyiz istemlerinde; müvekkili Mehmet’in hastanede kavga olayını görmesi üzerine dahil olduğunda istemeden tartışmalar çıktığını, müvekkilinin kaçırma olayı ile bir ilgisi olmadığını, müvekkili Salih’i Yazey’in küfür ederek kovması ve bebeği alın demesi üzerine bebeği kucağına aldığını, zorla kaçırılması durumu olmadığını, olay sonrası annesinin bebeği terk ettiğini belirtmişlerdir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde olay günü hastaneye geldikleri ve sanık …’in yengesi olan Zeliha’nın doğum yaptığı odaya girerek yeğeni olan bebeği kaçırma kastıyla odadan alıp koridorda götürdüğü sırada bu duruma engel olmaya çalışan mağdur …’i diğer sanık …’in darp ettiği ve aralarında çıkan kavga olayına hastane güvenliğinin müdahale etmesi üzerine bebeğin sanık …’ten alınarak annesi mağdur …’ya verildiği ve sanıkların bu suretle atılı suçları işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. Hastane kameraları inceleme tutanağına göre, sanık …’nin hastaneye sabah saat 10.00 sıralarında geldiği 10.09’da çocuğun bulunduğu odaya girdiği ve akabinde çocuğu alarak dışarıya çıktığı belirtilmiştir.
3. Suç tarihinde alınan 28.08.2014 tarihli adli raporda ”Bebek Boztekenin üst maksillerde kızarıklık ve doku zedelenmesi olduğu ” tespit edildiği anlaşılmıştır.
4. Mağdur … hakkında alınan 28.08.2014 tarihli adli muayene raporunda omuz kısmında ağrı, hareket kısıtlılığı tespit edilmiştir.
5. Mağdure Yazey hakkında alınan 24.09.2014 tarihli adli raporda, beyin sarsıntısı geçirdiği ancak hayati tehlikesi olmadığı yazılıdır.

IV. GEREKÇE
1. Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Mağdure … hakkında özel hastanden alınan 29.04.2014 tarihli adli raporda, hastanın beyin sarsıntısı geçirdiği, 1 ay süre ile yoğun bakım tedavisi gördüğü ancak yaşamını tehlikeye sokan bir durumun bulunmadığı belirtildiği, Mahkemenin ise sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca hüküm kurduğu anlaşılmakla, mağdure Yazey’in yaralanmasına ilişkin olarak, tüm hastane evraklarının araştırılması gerekirse mağdurenin hastaneye sevki sağlanarak tam teşekküllü bir hastaneden yeniden adli rapor alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler, mağdurenin anlatımları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, mağdure Yazey’in sanık tarafından darp edildiğine dair mahkumiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin delil bulunmadığı anlaşılmakla sanığın kasten yaralama suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Sanık … ve sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden;
Olay günü sanıkların aynı araçla hastaneye geldikleri ve sanık …’in yengesi olan Zeliha’nın doğum yaptığı odaya girerek öz yeğeni olan bebeği kaçırma kastıyla odadan alıp koridorda götürdüğü ve bu duruma engel olmaya çalışan mağdur …’i de sanık …’in darp ederek etkisiz hale getirdiği ve bu şekilde sanık …’e yardım ettiği olayda, sanık …’in eyleminin, uzlaşma hükümleri ile basit yargılama usulünün uygulanmasının gerekli olduğu da dikkate alınarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturacağı, anılan bu suça özgü suç niteliğinde olup ancak özel faillik niteliğini taşıyan kimselerce işlenebileceği, “Bağlılık kuralı” başlığı altında yer alan 5237 sayılı Kanun’un 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında maddesinde “Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.” şeklindeki düzenleme gereği de, diğer sanık …’in eyleminin yardım etme niteliğinde olduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
Kabule göre de,
Sanıkların eyleminin tamamlanmış olduğu gözetilmeksizin teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini ve sanıklar hakkında doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesini ikinci fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde kademeli uygulama yapılması hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (1), (2), (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle Birecik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.04.2016 tarihli kararına yönelik sanıklar ve sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, hükümlerin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.