Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2020/2045 E. 2023/1170 K. 08.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2045
KARAR NO : 2023/1170
KARAR TARİHİ : 08.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2010/106 E., 2015/46 K.

SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık …, sanık … müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13.10.2010 tarihli iddianamesiyle sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) ve (f) bendleri (2 defa) 58 … maddesi ve 53 üncü maddesi gereğince; sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) ve (f) bendleri (2 defa) ve 53 üncü maddesi gereğince cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.

2. … Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi gereğince ayrı ayrı iki kez 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’ın temyiz isteği, atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
2. Sanık … müdafiinin temyiz isteği, eski hale getirme taleplerinin olduğuna, sanığın ikamette yalnız yaşadığına, usule aykırı şekilde İ.U. isimli komşusuna tebligat yapıldığına, bu kişi ile aynı evde yaşamadıklarına, suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyete yeterli delil olmadığına ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, mağdurların kardeş olduğu, mağdurların babası sanık … ile amcaları olan temyiz dışı sanık …’un evlenmek istedikleri, buna karşılık mağdurları evlenmek istedikleri ailenin yakınlarına vermek suretiyle berdel yapmak istedikleri, mağdurları rızaları dışında tehdit ve cebir ile İstanbul ilinden Elazığ’a getirdikleri, berdel hususunda anlaştıkları kişiye mağdurları gösterdikleri, bu kişinin tekrar geleceğini söyleyerek evden ayrıldığı, sanık … ve temyiz dışı sanık …’un şahıs geri gelene kadar mağdurları babaanneleri olan sanık …’nin evine götürdükleri ve bu evde zorla tuttukları, sanık …’nin Elazığ iline gitmesini fırsat … mağdurların kaçarak polis merkezine gelip şikayette bulundukları iddiasına ilişkindir.
2. Mağdurların 14.01.2009 tarihinde polis merkezine gelerek babası ve amcasının evlenmek için getirecekleri kızlar karşılığında, değiş tokuş yapmak suretiyle rızaları dışında zorla kendilerini evlendirmek istediklerini beyanla şikayetçi olmaları üzerine soruşturmaya başlandığı, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.01.2009 tarihli, 2009/2 değişik iş sayılı kararı ile mağdur çocuklar hakkında bakım tedbiri uygulanmasına karar verildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
1. Temyiz süresinin geçmesinden … sonuçları ortadan kaldırmak üzere başvurulan eski hale getirme talebiyle ilgili olarak değerlendirme yapma ve karar verme yetkisinin 5271 sayılı Kanun’un 42 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmü temyizen incelemekle görevli Yargıtay’a ait olduğu anlaşıldığından, sanık … müdafiinin eski hale getirme istemli dilekçesinin kabulüne dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2016 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenmiştir.
Gerekçeli kararın tebliğine ilişkin tebligat parçası incelendiğinde, sanık …’nın bilinen en son adresinde 27.03.2015 tarihinde, aynı konutta oturan yeğeni İ.U. isimli kişiye tebliğ yapıldığının yazılı olduğu görülmüştür. Sanık … müdafii 22.04.2015 tarihli eski hale getirme istemli temyiz dilekçesinde, bu ikamette sanığın yalnız oturduğunu ve İ.U. isimli kişinin sanığın komşusu olduğunu beyan etmiştir.

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 16 ncı maddesi ile Tebligat Yönetmeliği’nin 25 … maddesine göre tebligat çıkartılan kimsenin adreste bulunmaması halinde aynı konutta sakin kimseye tebligatın yapılabilmesi için muhatabın adreste bulunmadığının şerh düşülmesi gerekmektedir. Dava dosyası içerisindeki tebligat parçasında sanık …’nin adreste bulunmadığına ilişkin bir şerh bulunmadığından yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu, sanık … müdafiinin öğrenme üzerine hükmü süresinde temyiz ettiği kabul edilmiştir.
2. Tüm dava dosyası içeriği, sanıkların tevil yollu ikrarları, mağdurların aşamalardaki istikrarlı anlatımları dikkate alındığında, mağdur sayısınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluştuğuna dair mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığından, sanık … ve sanık … müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyete yeterli delil olmadığına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Sanıkların birden fazla kişi ile birlikte, çocuğa ve altsoya karşı, cinsel amaç ile gerçekleştirdikleri eylemleri nedeniyle, … cezalar alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmek kaydıyla, 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (f) bendi yanında, (b) ve (e) bendleri ile aynı Kanun’un 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası gereğince cezalandırılmaları gerektiği düşünülmeden, sanıklar hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2015 tarihli kararında sanık … ve sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, gerekçe bölümünde açıklanan eleştiri dışında, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.